Gene fusion türkçesi Gene fusion nedir
- Rekombinant dna teknolojisi kullanılarak iki ya da fazla sayıdaki genin birleştirilme yöntemlerinden biri.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Gen füzyonu.
Gene fusion ingilizcede ne demek, Gene fusion nerede nasıl kullanılır?
Gene : Kromozomlarda bulunan ve kalıtsal karakterlerin bir dölden diğer döle taşınması, karakterlerin gelişmesi ve tayiniyle ilgili olan kalıtım faktörleri. dna molekülünün ortalama 1500 nukleotitten oluşmuş canlının kalıtsal özelliklerinden herhangi birini taşıyan parçası. canlıların her türlü özelliklerini belirleyen ve hücre çekirdeğindeki kromozomlarda bulunan kalıtım maddesinin en küçük birimi. Kromozomun belirli kalıtsal özellik aktaran kısmı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kalıt. Gen. Dna üzerinde belirli bir baz dizisi uzunluğundan meydana gelmiş, bir polipeptit zincirinin veya bir rna zincirinin üretiminden sorumlu ve bu sentezleri düzenleyen bir regülatör ve bir operatör bölge içeren dna parçası. Kromozom üzerinde belirli bir yer işgal eden kalıtımın temel birimi. kalıtsal karakterler ana babadan oğul döle genlerle taşınır. tek bir gen belirli bir dna uzunluğunda (bazı virüslerde rna) olur. genler protein sentezini yönetir, kendilerini eşler ve rna tiplerinin sentezini yaparlar. polipeptit zincirinin sentezini yöneten fonksiyonel gen bir sistrondur.
Fusion : Kimi virüslerin hücreye giriş için kullandıkları, virüs zarfıyla hedef hücrenin zarlarının kaynaşması sonucunda virüsün hücreye girmesiyle sonuçlanan bir yöntem. kaynaşma, birbirine temas eden iki organın birbirine yapışması. Kaynaşım. Kaynaştırma. Fizik, iktisat, kimya, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Birleştirmek. Eriyip kaynaşma. Füzyon. Kaynaşık mal. Erimiş kütle. Birleştirme.
Gene amdahl : Amerika birleşik devletleri bilgisayar mimarı. Gene myron amdahl (1922 doğumlu). Amdahl şirketi'ni kuran eski ıbm mühendisi.
Gene cloning : İstenilen bir genin bir vektöre yerleştirilmesiyle oluşan rekombinant dnanın konak organizma içine aktarılması ve çoğaltılması, dna klonlaması. İstenilen bir dna parçasının bir vektöre yerleştirilmesiyle oluşan rekombinant dnanın konak organizma içine aktarılması, dna klonlanması, klonlama. Gen klonlaması. İstenilen bir dna parçasının bir vektöre yerleştirilmesiyle oluşan rekombinant dna'nın konak organizma içine aktarılması. dna klonlanması. Gen klonlanması. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Gene cluster : Gen kümesi. İlgili ya da benzer nükleotit dizisi taşıyan iki ya da daha fazla olan bitişik genler.
Gene code : Gen kodu.
İngilizce Gene fusion Türkçe anlamı, Gene fusion eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Gene fusion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.
Abiotic environment : Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.
Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.
Aardvark : Borudişli. Yerdomuzu. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen.
A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.
A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.
Aardvarks : Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.
Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.
Acacia : Salkım ağacı. Mimoza. Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Akasya.
Gene fusion synonyms : abductor muscle, abiotic factor, aardwolf, a cell, abacus bodies, a chromosome.

Bu kısımda Gene fusion kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Gene fusion ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Gene fusion anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Gene fusion ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.