Geoport türkçesi Geoport nedir
- Taşınabilir macintosh bilgisayarlarında bulunan ve telefon hattı ile bilgisayar arasında arayüz olarak kullanılan seri bağlantı noktası.
Geoport ingilizcede ne demek, Geoport nerede nasıl kullanılır?
Geopolitical : Jeopolitik. Jeoplitiksel. Jeopolitiğe ait olan (coğrafya ekonomi ve politika arasındaki karşılıklı ilişkiye dayanan).
Geopolitically : Jeopolitik bir şekilde. Jeopolitiksel açıdan. Jeopolitik olarak.
Geopolitician : Jeopolitik ihtisası yapan kimse. Jeopolitik uzmanı olan kimse. Jeopolitik uzmanı.
Geopolitics : Jeopolitik. Coğrafyasal siyasa. Bir devletin saldırgan nitelikteki genişlemesini, ekonomik ve siyasal coğrafya açısından haklı kılmaya yönelik siyasal öğreti. hükümet siyasalarının ekonomik ve siyasal coğrafya verilerine göre saptanması. Devlet politikasının coğrafi açıdan incelenmesi.
Geoponic : Toprakta tarıma ait. Zirai. Yerde tarıma ait. Tarımsal.
Geophagism : Geofajizm. Jeofajizm. Toprak veya kil yeme (kıtlık zamanında veya akıl hastalığı belirtisi olarak). Jeofagizm.
Geophysical exploration : Jeofizik etüt. Jeofiziksel arama. Jeofizik arama.
Geophysicist : Jeofizikçi. Jeofizik uzmanı. Yeryüzünün ve onun atmosferinin fiziğini inceleyen kimse.
Geophysics : Toprak fiziği. Yerin, uçunyuvarını ve yeryuvarını da içine alarak, doğabilimsel özelliklerini inceleyen bilim dalı. Fizik, jeoloji alanlarında kullanılır. Geofizik. Jeofizik. Yer fiziği. Yerfiziği. Yerdoğabilimi. Yerin fiziksel özelliklerini inceleyen bilim.
Geophagy : Jeofaj. Jeofaji. Toprak yeme. Yemin sırasında, çoğalma ve üremeyle ilgili kutsal törenlerde, sayrılıkların sağaltılmasında büyüsel amaçlarla; gebelikte, bedende eksikliği duyulan madensel besinleri karşılamak; kıtlık sırasında karın doyurmak için toprak yeme. Toprak veya kil yeme (kıtlık zamanında veya akıl hastalığı belirtisi olarak).
İngilizce Geoport Türkçe anlamı, Geoport eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Geoport ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Check in : Kayıt yaptırmak. Gelişini bildirmek. Biletini kontrol etmek (havaalanında). Giriş yapmak. Çek etmek. Kaydolmak. Yazılı bir kayda tekrar göz atmak. Kayıt yapmak. Biletini kontrol ettirmek (havaalanında). Girişini yapmak.
Narration : Öykü. Anlatış. Öykülü filmlerde, filmin kişilerinden birinin ya da filmde hiç görünmeyen bir üçüncü kişinin, filmin öyküsünü anlatması durumu. Kaleme alma. Hikaye. Hikayeleme. Oyundaki kişilerden birinin oyunun konusunu anlatmasından; başta, sonda, kimi kez de, ortada, oynanmakta olan bölümleri özetlemeğe ve yorumlamağa başlamasından ortaya çıkan anlatım çeşidi. Anlatma. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Anlatı.
Scuttlebutt : Söylenti. Mancana. Kapaklı damacana. Dedikodu. Su mancanası. Şaiya.
Yarn : Yün ipliği. Pamuk ipliği. Hikaye anlatmak. Uzun ve uydurma hikaye. İplik. Masal. Seyahat macerası. Muhabbet etmek. Maval. Halat ipliği.
Informing : İhbar. Gammazlık. Bilgilendirme. Jurnalcılık. Bilgi verme.
Summarization : Özetleme.
Anecdote : Eğitimsel ve öğretimsel amaçlarla, ilginç tarihsel kişi, olay ve çağlardan söz eden küçük öykü türü. bk. öykünce, örnek, öykü, gerçekçi masal, saga. Kısa öykü. Kısa bir öykü ya da anlatı. Anekdot. Fıkra. Kısa hikaye. Kıssa. Öykücük. Menkıbe. Hikaye.
Comment : Tefsir etmek. Düşüncesini açıklamak. Eleştirmek. Hakkında yorumda bulunmak. Açıklama. Açımlamak. Yorum yapmak. Söz söylemek. Yorumlamak.
Megillah : Uzun bir hikaye veya izahat.
Debriefing : Sorguya çekme. Bilgilendirme. Sorgulama. Bilgi alma. Debrifing. Görev raporu.
Geoport synonyms : indirect discourse, direct quotation, making known, summarisation, punch out, sign in, denote, recital, clock out, gossip, check out, clock off, direct discourse, account, announce.
Geoport zıt anlamlı kelimeler, Geoport kelime anlamı
Clock in : Geliş zamanını yazmak. Kartını basmak. Birisinin işe giriş saatini kaydetmek. (işe gelip) kart basmak. İşe başlamak. Puantöre kaydettirerek işbaşı yapmak. İşe gelme saatini kaydetmek. Kilo gelmek veya çekmek. Kart basmak. İşe geliş sögenini kaydetmek.
Check out : Otelden ayrılmak. Hesaplamak. Biryerden ayrılmak. Hesap kapamak. Hesabını ödeyip ayrılmak (otelden vb). Soruşturmak. Kaydını kapatmak. Hesabı ödeyerek konakçıdan ayrılmak. Seçerek almak.
Check in : Biletini kontrol etmek (havaalanında). Kayıt yaptırmak. Girişini yapmak. İşe başlama saatini deftere kaydetmek. Biletini kontrol ettirmek (havaalanında). Gelişini bildirmek. Kaydetmek. Yazılı bir kayda tekrar göz atmak. Kayıt yapmak. Kaydolmak.
Geoport antonyms : punch in, indirect discourse, direct discourse.

Bu kısımda Geoport kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Geoport ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Geoport anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Geoport ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.