Informing türkçesi Informing nedir

Informing ile ilgili cümleler

English: My old friend wrote to me, informing me of his return from abroad.
Turkish: Eski arkadaşım bana yazdı, yurt dışından dönüşü ile ilgili bilgi verdi.

English: I received a letter informing me of his arrival.
Turkish: Onun ulaştığını bana bildiren bir mektup aldım.

Informing ingilizcede ne demek, Informing nerede nasıl kullanılır?

Misinforming : Yanlış bilgilendirmek. Yanlış bilgi vermek. Yanlış haber vermek.

Informity : Şekilsizlik. Biçimsizlik.

Whom should i inform : Kimi bilgilendirmeliyim.

Inform : İhbar etmek. Malumat vermek. Bilgi vermek. Bilgilendirmek. Bildirmek. Bilgilendirme yapmak. Haber vermek. Haberdar etmek. Fitnelemek.

Informal : Enformel. Merasimsiz. Laubali. Formaliteye uygun olmayan. Gündelik. Konuşma diline özgü. Teklifsiz. Gayriresmi. Kanunen geçersiz. Resmi olmayan.

Informal interview : Görüşmeciyle yanıtlayıcının biçimsel bir koşula ya da kurala bağlı kalmaksızın tam bir özgürlük içinde karşılıklı konuşmalarda bulunduğu görüşme türü. Onamsız görüşme.

Informal labour market : Sürekli veya geçici işlerde çalışma mevzuatına aykırı olarak sosyal güvenlik sistemi dışında işlendirilenlerin yer aldığı piyasa. Kayıt dışı işgücü piyasası.

 

Informal economy : Kayıt dışı ekonomi. Gayri resmi ekonomi. Resmi kayıtlara girmeyen, yasal belgelerle belgelendirilemeyen, yetkili kamu organlarınca normal kurallar çerçevesinde denetlenemeyen, vergi sistemi dışında kalan ve dolayısıyla milli gelir hesaplamalarında dikkate alınmayan, diğer bir deyişle ekonominin ülke mevzuatı ve vergi sistemi dışında kalan işlem ve etkinlikleri. Kayıtdışı ekonomi.

Informal education : Enformel eğitim. Örgün eğitim olanaklarından hiç yararlanmamış durumda olanlara, gittikleri okullardan erken ayrılanlara ya da örgün eğitim kurumlarında okumakta olanlara ve meslek dallarında daha yeterli duruma gelmek isteyenlere uygulanan eğitim. Örgün öğretim. Yaygın eğitim.

Informality : Formaliteye uymama. Kayıtdışılık. Geçersizlik. Merasimsizlik. Teklifsizlik. Resmi olmama.

İngilizce Informing Türkçe anlamı, Informing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Informing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Report : Hazır bulunmak. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Rapor etmek. Haber vermek. Bildirmek. İhbar etmek. Anlatmak. Sunmak (yasa vb.). Söylemek. Rapor vermek.

Brought up to date : Güncelleştirilmiş. Bir durumun haber verilmesi. Güncelleme.

Enlightenment : Aydınlanmış olma durumu. Aydınlanma. İrfan. İlim. Aydınlık. Bilgi. Aydınlatma. Zihinsel veya ruhsal farkındalık durumu. Bilgilenme.

Telling : Belli eden. Etkileyici. Anlatan. Etkili. Söyleme. Ortaya döken. Tesirli. Çarpıcı. Anlatım. Açığa çıkaran.

Edification : Aydınlatma. Ahlakını düzeltme. Ahlakını yükseltme. Öğretme. Terbiye etme. Yetiştirme.

 

Intro : Yeni bir şey. Tanıtım. Tanıtıcı el kitabı. Bir kişiye başka bir kişiyle tanıştırma. Önsöz (kitapta veya başka bir çalışmada). Tanıtılan bir şey. Temel kitap. Tanıtma eylemi. Giriş.

Conveyance : Taşıma. Taşıt. Terk. Devretme. Götürme. Nakletme. Vasıta. Tebliğ. Aktarım. Araç.

Annunciation : Bu bildiri anısına yapılan kilise tatil günü. Haber verme. İlan. Cebrail meleğin meryem ana'ya isa peygamber'in vücut bulmasını bildirmesi. Haber. Bildirme. Tebliğ. Duyuru. Bildiri.

Briefings : Meteorolojik brifing. Ön talimat. Ön bilgi. Brifing veya kısa bilgi. Avukat tutma. Brifing. Kısa toplantı.

Briefing : Kısa toplantı. Meteorolojik brifing. Brifing veya kısa bilgi. Brifing. Ön talimat. Avukat tutma. Ön bilgi.

Informing synonyms : apprisal, divine revelation, making known, denunciation, talebearing, denunciations, conveyances, warning, declaration, enlightenments, debriefing, statement, notification, elucidating, denouncements, presentation, squeals, revealing, revelation, introduction, ratting, squeal, disclosure, annunciations, notices, debriefings, tittle tattle, notice, announcement, speech act, account, enunciation, denouncement.