Gestations türkçesi Gestations nedir

  • Gebelik dönemi.
  • Gebelik.
  • Gebelik süresi.
  • Oluşma dönemi.
  • Fikir aşaması.
  • Gebelik zamanı.
  • Gestasyon.

Gestations ingilizcede ne demek, Gestations nerede nasıl kullanılır?

Gestation period : Gebelik süresi. Döllenmeden doğuma kadar geçen süre. Gebelik dönemi. Gestasyonel dönem. Gestasyon periyodu.

Multiple gestation : Çoğul gebelik. Tek veya birden çok sayıda biçimlenen yumurtlama sonrası bir batında iki veya daha fazla sayıda yavruya gebe kalma.

Prolonged gestation : Gebeliğin uzaması. Süresi uzun hamilelik. Dölütteki anatomik veya işlevsel bozukluklar nedeniyle, gebelik süresinin normalden daha uzun olması, gebeliğin uzaması, uzayan gebelik. özellikle hipofiz ve böbrek üstü bezinde gelişim anomalileri, kalıtsal nedenler veya bitkisel zehirler nedeniyle en çok ineklerde ve koyunlarda görülür. Süresi uzun gebelik. Uzamış gebelik.

Gestation : Gebelik zamanı. Gebelik. Oluşma dönemi. Gebelik dönemi. Fikir aşaması. Gebelik, gebelik devresi. Gestasyon. Uterus içinde embriyo gelişmesi süreci. Gebelik süresi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Gestational : Gebe. Gebelik süresiyle ilgili. Embriyonun rahim içinde gelişimi ile ilgili. Gebelikle ilgili.

Uterogestation : Uterojestasyon.

Gestatio monoembriyonica : Tek yumurta ikizliği. Monozigotik ikizlik.

 

Gestating : Gebe olmak.

Ectopic abdominal gestatio : Karın içi gebelik. Ektopik abdominal gestasyo.

Progestative phase : Progestatif evre. Lüteal dönem.

İngilizce Gestations Türkçe anlamı, Gestations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gestations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Maternity : Analık. Annelik. Doğum evi. Annelik duygusu. Annelik statüsü. Doğum. Maternite.

Trouble : Rahatsızlık vermek. Zahmet. Uğraştırmak. Sorun. Üzülmek. Canını sıkmak. Bela. Başını ağrıtmak. Dert etmek. Zahmet vermek.

Physical condition : Sağlık durumu. Fiziksel durum.

Ectopic pregnancy : Döl yatağı dışı gebelik. Rahmin dışında gerçekleşen gebelik. Uterus dışı gebelik. Döllenmiş yumurtanın döl yatağı dışında gelişmesinin bir bölümünü sürdürmesi, dış gebelik, ektopik gebelik, uterus dışı gebelik. ovaryal, tubal, abdominal ve servikal olmak üzere dört türü bulunur. Ektopik gebelik. Dış gebelik.

Pregnancies : Hamilelik. Anlam içerme. Gebe olma.

Quickening : Neşelenmek. Çabuklaştırma. Çabuklaştırmak. Hayata döndürmek. Uyandırmak. Hareketlendirmek. Canlandırmak. Hızlandırma. Neşelendirmek. Canlanmak.

Midterm : Sömestr ortasında yapılan sınav. Orta vade. Sömestr ortası. Dönem ortası.

Term : Dönem. Adlandırmak. İsimlendirmek. Anlaşmak. Terim. Vade. Bir borcun ödenmesi veya bir işin yapılması için borcu veren veya işin yapılmasını isteyen kişi tarafından tanınan süre. -e ... adını vermek. Demek. -e ... demek.

Full term : Miyadında doğmuş.

Fertilisation : Tozlama. Verimli hale gelme. Verimlileştirme. Tozlaşma. Dişi ve erkek eşey hücrelerinin, dolayısıyla çekirdeklerinin birleşmesi olayı. iç döllenme şeklinde organizmanın eşey organında, ya da dış döllenme şeklinde eşey hücrelerinin vücut dışına çıkarılmasından sonra (özellikle suda) olabilen döllenme. fertilizasyon. Verimi artırma. Hamilelik. Fertilizasyon. Organik veya kimyasal maddeler ekleyerek toprağı zenginleştirme eylemi (ayrıca fertilization).

 

Gestations synonyms : entopic pregnancy, physiological condition, placenta previa, gravida, biological time, eccyesis, extrauterine gestation, metacyesis, ectopic gestation, physiological state, gravidation, extrauterine pregnancy, travail, labor, gestatio, trimester, morning sickness, segmentation, fecundations, maternities, foetation, pregnance, lying in, pregnancy, gestation period, cleavage, gravidity, parturiency, childbed, para, gravidness, labour, confinement.