Get carried away türkçesi Get carried away nedir

  • Coşmak.
  • Gaza gelmek.
  • Aşka gelmek.
  • Kendini kaybetmek.
  • Duygularına kapılmak.
  • Hayretler içinde kalmak.
  • Kontrolünü kaybetmek.
  • Heyecanlanmak.
  • Kendini kaptırmak.
  • Kendinden geçmek.

Get carried away ile ilgili cümleler

English: Don't get carried away.
Turkish: Abartma.

English: She shouldn't get carried away.
Turkish: O götürülmemelidir.

Get carried away ingilizcede ne demek, Get carried away nerede nasıl kullanılır?

Get : Erişmek. Ettirmek. Ele geçirmek. Kazanmak. Yakalamak. -tırmak. İdrak etmek. Öldürmek. Almak. Hale gelmek.

Carried : Elde etmek. Götürmek. Çekmek. Satışa sunmak. Getirmek. Kaldırmak. Sağlamak. Taşıyıcılık yapmak. Çakmak. Yayımlamak.

Away : Uzağa. Deplasman maçı. Durmadan. Deplasmanda. Yola çıkmış. Deplasmanda oynanan. Bir yana. Uzakta. Devamlı. Uzak.

Carried away : Heyecanlı. Son derece arzu dolu.

Be carried away : Kapılmak. Kendini kaptırmak.

İngilizce Get carried away Türkçe anlamı, Get carried away eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Get carried away ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enthuse : Çok ilgi göstermek. Azmettirmek. Şevk vermek. Ballandıra ballandıra anlatmak. Hayranlık göstermek. Hayran kalmak. [#bayılma Bayılmak]. Gayrete gelmek. Hayran bırakmak.

Flipped out : Kafayı çizmek. Tepesi atmak. Şalteri atmak. Kafayı yemek. Balatayı sıyırmak. Çıldırmak. Balatayı yakmak.

 

Fly into a rage : Tepesi atmak. Şalterleri atmak. Küplere binmek. Köpürmek. Birden sinirlenmek. Çileden çıkmak. Hiddetlenmek. Barut kesilmek. Afyonu başına vurmak.

Flew off the handle : Çok kızmak. Sinirden kudurmak. Açtı ağzını yumdu gözünü.

Enchafing : Ovmak. Sürtmek. Rahatsız etmek. Yıpratmak. Berelemek. Ovarak ısıtmak. Taciz olmak. Tedirgin etmek. Yara etmek.

Go off the deep end : Çok sinirlenmek. İntihar etmek. Tepesi atmak. Ağzını açıp gözünü yummak. Gözü kapalı girişmek. Ayranı kabarmak. Kan başına sıçramak. Aşırı öfkelenmek. Öfkelenmek.

Be on fire : Yanmak.

Lose oneself : Kaybolmak. Yolunu kaybetmek. Yok olmak. İzini kaybettirmek.

Hit the roof : Çok kızmak. Aşırı sinirlenmek. Çılgına dönmek. Şalterleri atmak. Çok sinirlenmek. Sinirden kafayı yemek veya sıyırmak. Tepesinin tası atmak. Şalteri atmak. Barut kesilmek.

Be prepossessed by : -den olumlu bir şekilde etkilenmek.

Get carried away synonyms : effervesces, exults, flusters, fainter, be in a frenzy, flip out, gratifies, blackout, flush, abandon, boil up, exuberate, keel over, commune with oneself, gratify, cut loose, enthused, flurrying, be wraped up in, conk out, be hyped up, exult, chicken out, freak, burst with, zoom out, flush with, dissolve, fly off the handle, bubble over, enthuses, get excited, effervescing.