Get it together türkçesi Get it together nedir

  • Bir şeyler kapmak.
  • Aklı başına gelmek.
  • (argo terim) organize olmak.
  • Bir şeyler çıkartmak.
  • Kafasını toplamak.

Get it together ile ilgili cümleler

English: We have to get it together.
Turkish: Onu birlikte almak zorundayız.

Get it together ingilizcede ne demek, Get it together nerede nasıl kullanılır?

Get : Yaptırmak. Başlamak. Öldürmek. Kazanmak. Kavramak. İlgilenmek. Erişmek. Varmak. Bulmak. Uğraşmak.

It : Cinsel ilişki. O. Bilişim. Ebe (oyunlarda). Şahsiyet. İlişki. Ebe (oyunda). Cazibe. İtalyan. Onu.

Together : Kesintisiz. Kuyruk (kimse). Biraraya. Birlikte. Özdenetimli. Sürekli. Düzenli. Hep birden. Üst üste. Hiç durmadan.

Get it : Anlamak. Bir şeyi anlamak. Bir şeyin farkına varmak. İdrak etmek. (kapı veya telefon) şunu açar mısın. Cezasını çekmek. Bir konuyu kavramak. (kapı veya telefon) şuna bakar mısın. Kavramak.

Get it in the neck : Okkanın altına gitmek. Ağır ceza görmek. Acımasızca azarlanmak. Fırçayı yemek. Aşağılanmak. Cezalandırılmak. İşten çıkarılmak.

Get it on : Birisini yatağa atmak. İi pişirmek. Mercimeği fırına vermek. Seks yapmak. Cinsel ilişkiye girmek (kaba argo). Sevişmek. Cinsel ilişki yaşamak. Aşk ilişkisi kurmak için çok çaba sarf etmek (birisiyle). Götürmek. Cinsel ilişkiye girmek.

 

Get it out of your head : Onu aklından çıkar. O işi unut.

Get it right : Doğru olmak. Bir şeyi başarıyla gerçekleştirmek. Tamamen anlamak. Doğru anlamak. Başarmak.

Get it wrong : Durumu tam anlayamamak. Ters anlamak. Yanlış anlamak. Bir şeyi veya birini yanlış anlamak.

Get it off your chest : İçini dökmek. Birisiyle konu hakkında konuşmak. Söyle rahatla. İçini dök rahatla. Dert yanmak. Derdini dökmek. Ağzındaki baklayı çıkartmak. Eteğindeki taşları dökmek.

İngilizce Get it together Türkçe anlamı, Get it together eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Get it together ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Get religion : Birden dine bağlanmak. (birden) imana gelmek.

Be disenchanted with : Büyüsünden kurtulmak. Gözünden düşmek.

Sober down : Ciddileşmek. Ayılmak. Uslanmak. Uslandırmak.