Uslanmak nedir, Uslanmak ne demek
- Yadırganan, ayıplanan davranışlardan vazgeçmek, davranışlarına düzen vermek.
- Herhangi bir olaydan ders almak, aklı başına gelmek

"Uslanmak" ile ilgili cümle
- "Deli eniştemiz bir hayli yaşlanmıştı fakat hiç uslanmış değildi." - A. Ş. Hisar
Yerel Türkçe anlamı:
Büyümek, eğitilmiş olmak.
Uslanmak anlamı, tanımı:
Ayıp : Toplumun ahlak kurallarına aykırı olan, utanılacak durum veya davranış. Utanç veren. Kusur, eksiklik.
Davranış : Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.
Vazgeçmek : Niyetten veya karardan dönmek, caymak. Kendi hakkı saydığı bir şeyi artık istemez olmak. Eskiden beri yapmakta olduğu bir şeyi artık yapmaz olmak.
Düzen : Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Bez dokuma tezgâhı. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Yerleştirme, tertip. Alet edevat takımı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim.
Vermek : Doğurmak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Dayamak. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Ondan bilmek, atfetmek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Bırakmak veya bağışlamak. Ödemek. Yaymak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Ayırmak, harcamak. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Kazandırmak, katmak. Tespit etmek. Sahip olmasını sağlamak. Satmak.
Olay : Önemli tarihsel olgu, fenomen. Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka.
Ders : Öğrencinin öğrenmek zorunda olduğu bilgi. Bir olayın bellekte bıraktığı öğretici iz, öğüt, ibret. Bu bilgi aktarımı için ayrılan süre. Öğretmenin öğrenciye belirli bir sürede verdiği bilgi.
Diğer dillerde Uslanmak anlamı nedir?
İngilizce'de Uslanmak ne demek? : v. settle down
Fransızca'da Uslanmak : s'assagir, se ranger
Almanca'da Uslanmak : vernünftig werden
Rusça'da Uslanmak : v. образумиться

Bu kısımda Uslanmak nedir? Uslanmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Uslanmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Uslanmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.