Get ready for türkçesi Get ready for nedir

Get ready for ile ilgili cümleler

English: Ali has got to get ready for dinner.
Turkish: Ali akşam yemeği için hazırlanmak zorunda.

English: Ali has to get ready for work.
Turkish: Ali iş için hazırlanmak zorunda.

English: Ali was counting on Mary to help him get ready for the party.
Turkish: Ali Mary'nin, parti hazırlığı için ona yardım edeceğini hesaplamıştı.

English: Ali woke the children up and told them to get ready for school.
Turkish: Ali çocukları kaldırdı ve onlara okul için hazırlanmalarını söyledi.

English: Ali told his children to get ready for school.
Turkish: Ali çocuklarına okul için hazır olmalarını söyledi.

Get ready for ingilizcede ne demek, Get ready for nerede nasıl kullanılır?

Get : Öldürmek. Bakmak. Gidip almak. Canına okumak. Uğraşmak. Kazanmak. Kavramak. Bulmak. Yalanını çıkarmak. Götürmek.

Ready : El altındaki. Eldeki. Hazır olma. Çabuk. Seri. Peşin para. Hazırlıklı. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Kolay. Becerikli.

For : Karşılığında. -dir. -dır. İçin. Yüzünden. -den dolayı. Ocak. Yerine. Bir takımyıldızın adı. Olarak.

Get ready : Hazırlanmak. Hazırlamak. Hazır hale gelmek.

Ready for action : Harekete hazır.

Make ready for : Bir şey için hazırlamak. Bir şey için hazırlanmak.

 

X fonts ready for adding : X yazıtipleri eklenmeye hazır.

Ready for service : İşletmeye hazır.

İngilizce Get ready for Türkçe anlamı, Get ready for eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Get ready for ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Prep : Hazırlık öğrencisi. Ev ödevi (ingiliz ingilizcesi). Hazırlık öğrencisi (üniv.). Derse hazırlanma. Ders çalışma. Özel ilkokul. Özel ilkokul (ingiliz ingilizcesi). Hazırlık okulu. Hazırlayıcı.

Alert : Tetikte olma. Alarm. Tetik. İkaz etmek. Alarma geçirmek. Uyarı. Ayık kalmak. Alarma geçmek. Alarm vermek. Uyarmak.

Be prepared : Hazırlıklı olmak.

Be set : Hazırlanmış olmak. Bulunmak. Kurulmak (masa).

Be in the mood : Havasında olmak.

Arrange : Hazırlamak. Oluşturanın özelliğini taşıyan bir yapıt ortaya koymak. Kararlaştırmak. Yapıt yaratmak. Sıralamak. Halletmek. Saptamak. Bağlamak.

Be ready : Hazırlıklı olmak.

Gear up : Vitesi yükseltmek. Vites büyütmek. Niteliğini yükseltmek. Etkinliği arttırmak. Hızlanmak. Koşum takmak. Çalışma etkinliği arttırmak.

Get ready : Hazır hale gelmek. Hazırlamak.

Get ready for synonyms : get set, await, awaits, warming up, leap at, brew, standing by, awaited, preps, prepare, bargain for, be present, geared up, stand by, feel up, brews, prepares, be in the mood to.