Getting old türkçesi Getting old nedir

Getting old ile ilgili cümleler

English: All of us are getting older.
Turkish: Hepimiz yaşlanıyoruz.

English: Ali is getting old.
Turkish: Ali yaşlanıyor.

English: He is getting old, but he is as healthy as ever.
Turkish: O yaşlanıyor ama her zamanki kadar sağlıklı.

English: Grandfather has retired because he is getting old.
Turkish: Büyükbaba yaşlandığından dolayı emekli oldu.

English: Ali felt that he was getting old.
Turkish: Ali yaşlandığını hissediyordu.

Getting old ingilizcede ne demek, Getting old nerede nasıl kullanılır?

Getting : Temin. Edinme.

Old : Pişkin. Kart. Büyük. Eski. Köhne. Önceki. Eski zamanlar. ...yaşında. İhtiyarlamak. İhtiyar.

Getting a license : İzin belgesi almak. Ruhsat almak.

Getting along : Geçim.

Getting angry : Sinirlenme.

Getting back : Öç almak. İntikam almak. Geri dönmek. Dönüş yapmak.

İngilizce Getting old Türkçe anlamı, Getting old eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Getting old ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ageing : Yaşlandırma. Olgunlaştırma. Gelişme. Zamanla eskime. Olgunlaşma. Yaşlanma. Geliştirme. Eskime. Buharlama.

Ageings : Olgunlaşma. Olgunlaştırma. Gelişme. Zamanla eskime. Yaşlandırma. Geliştirme. Yaşlanma. Buharlama. Eskime.

 

Consenescence : Yaşlanma. Genel bozulma durumu.

Aging : Olgunlaştırma. Organizmanın belirli ömrünü tamamlaması. Yaşlandırma. Yıpranma. Yıllanma. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Eskime. Yaşlanma. Yaşlanan.

Agings : Yaşlanan. Olgunlaştırma. Yaşlanma. Eskime. İhtiyarlayan. Kocayan. Yıllanma. Yaşlandırma. Yıpranma.