Gezen nedir, Gezen ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bir yaşında keçi, oğlak.

İki yaşında ki dişi keçi.

[Bakınız: gez].

[Bakınız: gezem].

Sonbaharda ağaç yaprakları üzerinde meydana gelen tatlı madde.

Su bölümü çizgisinin iki tarafındaki deve boynu iniş çıkışlar.

Gezen ile ilgili Atasözü veya Deyim

boş gezenin boş kalfası : işsiz güçsüz dolaşan kimse.

çok gezen tavuk ayağında pislik getirir : “gezip dolaştığı yerlerde kötü şeyler de bulunan kimse, kötü alışkanlıklar ve zararlı bilgiler elde ederek yerine döner” anlamında kullanılan bir söz.

çok yaşayan (veya okuyan) bilmez, çok gezen bilir : “çok gezen insan çok yaşayandan daha fazla bilgiye sahip olabilir” anlamında kullanılan bir söz.

gezen ayağa taş değer (veya dolar) : “gereksiz yere gezen kişi, kendisine zararı dokunacak şeylerle karşılaşır” anlamında kullanılan bir söz.

gezen kurt aç kalmaz : “geçimini sağlamak için gezip dolaşan, şuraya buraya başvuran kişi aç kalmaz” anlamında kullanılan bir söz.

Gezen tanımı, anlamı

Geze : Gelinin çeyiz kaldırma töreni. Düğünden sonra oğlan ve kız tarafının verdikleri karşılıklı ziyafet. Öküz arabasının iki oku arasına, açıklığı koruması için gerilen ağaç. Gezinti yeri

Gezen gövü : Gül biti.

Gezenay : Gezip dolaşan kimse.

Gezençi : Çok gezen kişi.

 

Gezende : İçel şehri, Gülnar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Gezeneg : Sundurma, balkon.

Gezenek : Otlak. Gezinti yeri. Koridor. Salon. [Bakınız: gezinti]. [Bakınız: gezek]. Yaya kaldırımı. Sofa. Balkon. Verilen bir ya da daha çok koşulu gerçekleyen nokta, doğru ya da eğrilerin oluşturduğu dizge. Anlamdaş. uzambilgisel yer. Erzurum kenti, Şenkaya ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Gezengevi : Kudret helvası.

Gezengi : Kudret helvası.

Gezenik : Salon.

Gezenki : Çok gezen kişi.

Gezennemek : Can sıkıntısından boşuboşuna gezmek.

Gezente : Çok gezen kişi. [Bakınız: gezeğen]. Evde durmayan köpek. Sebzelerde en çok baklada bulunan bir çeşit böcek. Çok gezen.

Sergen gezen : Sıçan, fare.

Gezenti : Vaktini gezmekle geçiren, gezmeyi çok seven, gezeğen.

Su bölümü çizgisi : Komşu iki akarsuyun beslenme teknelerini ayıran çizgi.

İniş çıkış : Engebe.

Sonbahar : Kuzey yarım kürede eylül, ekim ve kasım aylarını içine alan süre, güz, hazan, bağ bozumu. Yaşlılık dönemi.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Yaprak : Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak.

Diğer dillerde Gezegenler dizgesi anlamı nedir?

İngilizce'de Gezegenler dizgesi ne demek ? : planetary system