Gezem nedir, Gezem ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bir yaşında keçi, oğlak.

İki yaşından sonra doğurmayan kısır keçi ya da koyun.

İki yaşında ki dişi keçi.

Üç yaşında dişi keçi.

[Bakınız: gezdan].

Bir oğlaklı keçi.

[Bakınız: gez].

Gezem anlamı, kısaca tanımı

Geze : Gelinin çeyiz kaldırma töreni. Düğünden sonra oğlan ve kız tarafının verdikleri karşılıklı ziyafet. Öküz arabasının iki oku arasına, açıklığı koruması için gerilen ağaç. Gezinti yeri

Gezemeg : Gezemek, basamak.

Gezemek : Avlu. [Bakınız: gezinti]. Merdiven. [Bakınız: gezenek]. Koridor. Sofa. Gezemek, basamak. Balkon. (Kulp Diyarbakır).

Oğlaklı : Ağrı ilinde, Murat nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Çankırı ili, Eldivan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Diyarbakır ili, Pirinçlik nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Sivas ili, Çetinkaya nahiyesine bağlı bir yer.

Doğurma : Doğurmak işi.

Gezdan : İki yaşından sonra doğurmayan kısır keçi ya da koyun. İki, üç yaşında erkek keçi. [Bakınız: gezem]. İki yaşında ki dişi keçi. Üç yaşında dişi keçi.

Sonra : Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

 

Yaşın : Işık, parlaklık. Şimşek. Gizli.

Oğlak : Keçi yavrusu. Zodyak üzerinde Yay ile Kova arasında bulunan takımyıldızın adı, Cedi.

Koyun : Geviş getirenlerden, eti, sütü, yapağısı ve derisi için yetiştirilen evcil hayvan (Ovis aries). Verilen buyruklara uyan, kendi kişiliğini gösteremeyen kimse. Kollar arası, kucak. Koruyucu, şefkatli çevre. Göğüsle giysi arası.

Kısır : Üreme imkânı olmayan, döl vermeyen (insan ve hayvan). Ürün vermeyen (toprak). Haşlanmış bulgur, taze soğan, maydanoz ve baharatla yapılmış olan bir yemek türü. Verimsiz, yararsız, sonuçsuz. İçinde hiçbir üreme olayı geçmeyen (canlı hücre, çekirdek vb.), steril.

Doğu : Güneşin doğduğu ana yön, gün doğusu, şark, maşrık, batı karşıtı. Bu yönde olan, Şarki. Avrupa'ya göre Asya ve Kuzeydoğu Afrika'nın bir bölümü. Güneşin 21 Mart'ta ve 23 Eylül'de doğduğu 0,90°'lik yön. Güneşin doğduğu yöndeki ülkeler bölgesi, Şark, Batı karşıtı. Bulunulan yere göre güneşin doğduğu yönde kalan bölge.

Kısı : Acı, sıkıntı: Yaratan, kısıda olanlara yardım eder. [Bakınız: kısu].

Yaşı : Küçük çocuklarda, pislikten oluşan bir deri hastalığı.

Keçi : Geviş getirenlerden, eti, sütü, derisi ve kılı için yetiştirilen, memeli dişi hayvan (Capra hircus). İnatçı.

Koyu : Yoğunluğundan dolayı güç akan, sulu karşıtı. Yazı karakterinin daha belirgin olarak yazılmış biçimi. Rengi açık olmayan, daha belirgin, açık karşıtı. Derin, hararetli. Aşırı (davranış, düşünce vb.).

Dişi : Yumurta oluşturan veya yavru doğuran (birey). Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden girintili olan. Yumuşak, kolay işlenen (maden). Kadın. Şuh, işveli, çekici. Verimli, doğurgan. Erkeği tarafından döllenecek biçimde oluşmuş (hayvan veya bitki).

 

Gez : Okun, kirişe geçen ucundaki kertik. Yapı işlerinde kullanılan çekül. Yer ölçmeye yarar düğümlü ip. Tüfek, tabanca vb. ateşli silahlarda namlunun gerisinde bulunan ve nişan alırken arpacıkla birlikte göz ile hedef arasında aynı doğru üzerine getirilen kertik.

İki : Birden sonra gelen sayının adı. Birden bir artık. Bu sayıyı gösteren 2 ve II rakamlarının adı.

Diğer dillerde Gezegenler dizgesi anlamı nedir?

İngilizce'de Gezegenler dizgesi ne demek ? : planetary system