Ghettoing türkçesi Ghettoing nedir

  • Yoksul kenar mahalle.
  • Azınlık mahallesi.
  • Getto.
  • Geto.
  • Azınlıkların ve yoksulların oturdukları mahalle.
  • Yahudi mahallesi.

Ghettoing ingilizcede ne demek, Ghettoing nerede nasıl kullanılır?

Ghettoise : Gettolara yerleştirmek. Tecrit etmek. Gettoya çevirmek. Gettolaştırmak.

Ghettoization : İzole etme eylemi (ayrıca ghettoisation). Gettoya yerleştirme. Gettolaşma. Gettolaştırma.

Ghettoize : Tecrit etmek. Gettolaştırmak. İzole etmek (ayrıca ghettoise). Gettoya yerleştirmek. Gettoya çevirmek. Gettolara yerleştirmek.

Ghettoizes : Gettolara yerleştirmek. Tecrit etmek. Gettoya yerleştirmek. Gettolaştırmak. Gettoya çevirmek. İzole etmek (ayrıca ghettoise).

Ghettoizing : Gettoya yerleştirmek. Tecrit etmek. Gettoya çevirmek. Gettolaştırmak. Gettolara yerleştirmek. İzole etmek (ayrıca ghettoise).

Spaghetti : Uzun ve ince makarna. Karmakarışıklık. Spagetti. Çubuk makarna. Arapsaçı. Makarna.

Warsaw ghetto : Onları ölüm kamplarına göndermeden önce yahudiler'in barınması için naziler tarafından yapılan getto (ıı. dünya savaşı esnasında). Varşav gettosu.

The uprising in the warsaw ghetto : 1943 senesinde polonya'nın varşova gettosunda yahudi anti-nazi ayaklanması. Varşova gettosu ayaklanması.

Ghetto box : Portatif müzik seti (argo terim). Taşınabilir teyp. Tek bir parçadan oluşan seyyar müzik seti.

 

Larghetto : Ağır çalınan. Largetto. Oldukça yavaş. Çok hızlı değil (müzik terimi).

İngilizce Ghettoing Türkçe anlamı, Ghettoing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ghettoing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gaining control : Kazanç kontrolü.

Ghettoise : Gettoya çevirmek. Gettolaştırmak. Tecrit etmek. Gettolara yerleştirmek.

Isolate : Ayrı tutmak. Mahsur bırakmak. Yalıtmak. Dışlamak. Arıtmak. İzole etmek. Yalıtımlı. Tecrit etmek. Kümeölçümde küme üyelerinin hiçbirinden çekim almayan yalnız ya da soyutlanmış birey. bk. yıldız.

Receipt : Alınma (mektup vb.). Ç.gelir. Alınma. Reçete. Yemek tarifi. Alındı. Tahsilat. Fiş. Tarife. Fatura.

Capture : Almak. Ganimet. Özelliğini yitirmeden korumak. Ele geçirmek. El koymak. Tutsak etmek. Esir etmek. Birbirine komşu iki akarsudan birinin, ötekinin yatağını kendisine çevirmesi olayı. Yakalamak. Esir alma.

Acquisition : Yakalama. Edinim. İktisap. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Alma. Müzeye yeni gelen eşya. Elde edilen şey. Tahsil. Dermede yer alması uygun görülen her türlü gereci, satın alma, bağış ya da değişim gibi yollarla kitaplığa kazandırma. Edinti.

Occupancy : Ele geçirme. Belirli bir hizmeti veya tesisi kullanan insan sayısı. İşgal yoluyla mülkiyetin kazanılması. Kullanma. Doluluk oranı (otel). Ev vb oturma. İhraz. Oturma (ev). Kullanım süresi. İşgal.

Seizure : Elkoyma. Mülkiyet konusu olan bir mal ya da hakkın devlet tarafından zorla alınması. El koyma. El koyma (zorödetim). Zapt. Müsadere. Tutma. Kriz. Felç. Yakalama.

 

Ghettoing synonyms : moving in, human activity, human action, ghettoes, ghettos, obtainment, appropriation, pickup, obtention, deed, jewry, the jewish quarter, catching, reception, acquiring, act, contracting, occupation, ghetto, insulate.

Ghettoing zıt anlamlı kelimeler, Ghettoing kelime anlamı

Unappealing : Hoşa gitmeyen. Hoş olmayan. Sevimsiz. Çekici olmayan. -a doğru çekilmeyen. Nahoş. Zevksiz.

Inconspicuous : Önemsiz. Göze çarpmayan. Farkedilmeyen. Farkedilmez.