Occupancy türkçesi Occupancy nedir

  • Ev vb oturma.
  • Kullanma.
  • Oturma (ev).
  • Kullanım süresi.
  • Doluluk oranı (otel).
  • İşgal.
  • İhraz.
  • Belirli bir hizmeti veya tesisi kullanan insan sayısı.
  • İşgal yoluyla mülkiyetin kazanılması.
  • Ele geçirme.

Occupancy ingilizcede ne demek, Occupancy nerede nasıl kullanılır?

Occupancy condition : Bir ülkede ya da kentte nüfusun yaşamakta olduğu konutların oda sayısı, genişlik, ısınma, aydınlatma, su, yol, genbinit kolaylığı vb. nitel özellikleri. Barınma koşulları.

Occupancy expense : Kullanma gideri. Taşınır ya da durağan bir malın kullanılmasından doğan gider. Kullanım masrafları.

Occupancy hat : Meşguliyet süresi.

Occupancy rate : İşgal emsali. Doluluk oranı. Barınma katsayısı. Barınma yoğunluğunu ölçmeye yarayan ve bir konutta her odaya düşen nüfus sayısı ya da bir konuta düşen aile ya da ev halkı sayısı.

Buffer occupancy : Yastık bellek doluluğu.

Occupancies : İşgal yoluyla mülkiyetin kazanılması. İhraz. İşgal. Kullanma. Ele geçirme. Doluluk oranı (otel). Kullanım süresi. Oturma (ev). Ev vb oturma. Belirli bir hizmeti veya tesisi kullanan insan sayısı.

Occupation : Oturma. İşgal. Uğraş. Tasarruf. Zorla alma. Meslek. Meşguliyet. İş. Bir kimsenin geçimini sağlamak için sürekli yaptığı; bilgi, eğitim veya yaratıcı güç gerektiren etkinlik.

 

Flat owned by the occupant : İyelik konut. İyesi olan ailenin kendisinin oturduğu, tutmalık karşılığında başkasının oturmasına ayrılmayan konut. bir ülkede, konut siyasasının herkesi konut iyesi durumuna getirmeyi amaçlaması sonucunda konut pazarına sürülmesi türlü yöntemlerle desteklenen konut türü. bk. konut iyeliği.

Preoccupancy : Başkasından evvel işgal etme. Önceden yerleşme. Taraf tutma. Daha önce kapma.

Unoccupancy : Müsait olma. Geçerlilik. Bulunma.

İngilizce Occupancy Türkçe anlamı, Occupancy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Occupancy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hijackings : Gasp. Gemi kaçırma. Hırsızlık. Silahlı soygun. Korsanlık. Uçak kaçırma. Alan adı saldırısı.

Seizure : El koyma. Yakalama. Tutarak. Haciz. Mülkiyet konusu olan bir mal ya da hakkın devlet tarafından zorla alınması. Müsadere. Tutma. Elkoyma. İnme.

Habitation : Ev. Mesken. Oturacak yer. Barınak. İkamet. Yurt. Yerleşim. Konut. Oturma. Yerleşme.

Engrossment : Meşgul olma. Temize çekilmiş belge. Stoklama. Piyasayı tekeline alma. Tümünü ele geçirme. Dalma. Bir malın tamamını ele geçirme. Meşguliyet.

Tenancy : Kira süresi. Memurluk süresi. Kiracılık süresi. Tutmanlık. Memurluk. Kullanım. Kullanım hakkı. Memur olma (bir makamda). Kiracı olma (bir yerde). Kira ile tutulmuş mülk.

Taking : Çevirim. Çalkalanma. Telaş. Sari. Alma. Alış. Çekici. Sallanma. Heyecan.

Exploiting : Sömürme.

Occupation : Zanaatçılık. Uğraşı. Kullanan. Uğraş. İş. İstila. Zorla alma. Meşguliyet.

Access : Bilgisayar sistemine girip bilgi almak izni (bilgisayar). Ulaşma. Hastalık nöbeti. Yol. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Erişme. Methal. Geçit. Yaklaşım. Bir veri saklama ortamında, veri okuma ya da yazma işlemini gerçekleştirmek üzere, adresi verilen yeri fiziksel olarak bulma.

 

Getting : Temin. Edinme.

Occupancy synonyms : moving in, impositions, imposition, occupations, preoccupation, tenantship, takeovers, handlings, life cycle, handling, interception, acquisition, driving, residency, life cycles, application, occupancies, disposal, hijacking, seizures, acquiring, conquest, exercising, inhabitation, accesses, inhabitancy, exploitation, manipulation, preoccupancy, applying, takeover, residence, exploitations.

Occupancy ingilizce tanımı, definition of Occupancy

Occupancy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of taking or holding possession. Occupation. Possession.