Gigging türkçesi Gigging nedir

Gigging ingilizcede ne demek, Gigging nerede nasıl kullanılır?

Gigged : Zıpkın ile balık yakalamak. Kısa süreli iş. Zıpkın. Tüylendirmek. Flika. Sahneye çıkma. Konser. İş. Çalgı. Gösteri.

Giggle : Kıkırdama. Kıkır kıkır gülmek. Kıkırdamak. Fıkırdamak.

Giggle factory : (argo terim) akıl hastaları için olan hastane. Akıl hastanesi.

Giggled : Kıkırdama. Fıkırdamak. Kıkırdamak. Kıkır kıkır gülmek.

Giggler : Kıkır kıkır gülen kimse. Kıs kıs gülen kimse. Kıs kıs gülen. Aptalca gülen kimse. Kıkırdayarak gülen kimse.

Giggly : Kıkırdayan. Kıkırdayıp duran. Kıkır kıkır gülen.

Fish gig : Balığı zıplınlamak için sivri uç. Zıpkın.

Gigglers : Aptalca gülen kimse. Kıs kıs gülen. Kıs kıs gülen kimse. Kıkırdayarak gülen kimse. Kıkır kıkır gülen kimse.

Giggles : Kıkırdamak. Kıkır kıkır gülmek.

Gigglier : Kıkırdayan. Kıkırdayıp duran.

İngilizce Gigging Türkçe anlamı, Gigging eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gigging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coloratura : Koloratür. Seslerle melodiyi renklendirme. Koloratür sanatçısı.

 

Avocations : Uğraş. Merak. Hobi. Birinin asıl işi dışında yaptığı bir iş. Meşguliyet. Meslek.

Exhibition : İbraz etme. Sergi. Gösterme. Bir ülke, yöre, kesim ve gerçek veya tüzel kişilerin kendine özgü ürünlerinin, tanıtım ve satışı amacıyla ulusal veya uluslararası düzeyde sürekli veya geçici olarak toplu biçimde gösterildiği yer. Burs (ingiliz ingilizcesi). Sinema işleyiminin, filmlerin izleyicilere gösterilmesiyle uğraşan kolu. Sergileme. İbraz. Oynatım. Ülke ürünlerinin tümüyle gösterilmesi, duyurulmaları ve satılmaları sağlanılmak amacıyla meydana getirilen büyük sataklar.

Vocal music : Sesli müzik. Vokal müzik. Ses müziği. İnsan sesiyle yapılan müzik.

Lyre : Bir takımyıldızın adı. Lir.

Bout : Kısa dönem. İki yarışmacının yenişmek gereğiyle yaptıkları vuruşma. Zaman. Yarışma. Boks maçı. Müsabaka. Karşılaşma. Eskrim maç.

Nap : Faydalanmak. Şardonlamak. İçi geçmek. Kestirmek. Uyuklamak. Şekerleme. Kısa uyku. Şekerleme yapmak. Tüylendirmek (kumaş). Kumaşı tüylendirmek (tekstil).

Fledges : Tüylenmek. Tüylenmek (kuş). Tüyleri çıkmak. Tüyleri çıkıncaya kadar bakmak. Tüy takmak (ok). Tüylerle kaplamak.

Harpoon : Su altı tüfeği. Ağaçtan bir sapla ucundaki sivri ve çengelli bir veya daha fazla çatallı demirden oluşan, sapın tutulan ucunda fırlatmaya engel olmayacak biçimde çözülebilen ve daha sonra bir iple tekneye çekilebilen büyük balıkları avlamaya yarayan elle, tüfekle veya topla atılabilen yaralayarak avlayan bir av aleti, su altı tüfeği. Büyük zıpkın. Zıpkınlamak.

Gigging synonyms : a capella singing, a cappella singing, harmonization, musical performance, part singing, gigs, scat, activity, lyra, gig, humming, solfeggio, fledging, uninterrupted, entries, continuous, asgmt, lyrae, eelspear, instrument, commerce, lyr, solfege, lance, harpooning, appointment, karaoke, gigged, persisting, entry, demonstration, hornpipes, gaffs.

 

Gigging zıt anlamlı kelimeler, Gigging kelime anlamı

Discontinuous : Fasılalı. Aralıklı. Kesintili. Kesikli. Kesik. Ayrı. Devamsız. Süreksiz.

Good natured : Yardımsever. Yumuşak. Hoşgörülü. Babacan. İyi huylu.