Giggled türkçesi Giggled nedir

Giggled ile ilgili cümleler

English: Ali giggled loudly.
Turkish: Ali yüksek sesle kıkırdadı.

English: Ali giggled like a schoolgirl.
Turkish: Ali bir kız öğrenci gibi kıkırdadı.

English: Ali giggled.
Turkish: Ali kıkırdadı.

English: Ali giggled girlishly.
Turkish: Ali kız gibi kıkırdadı.

English: Ali giggled and Mary smiled.
Turkish: Ali kıkır kıkır güldü ve Mary gülümsedi.

Giggled ingilizcede ne demek, Giggled nerede nasıl kullanılır?

Giggle factory : (argo terim) akıl hastaları için olan hastane. Akıl hastanesi.

Giggle : Kıkırdamak. Kıkır kıkır gülmek. Kıkırdama. Fıkırdamak.

Giggler : Kıkırdayarak gülen kimse. Kıs kıs gülen. Kıs kıs gülen kimse. Aptalca gülen kimse. Kıkır kıkır gülen kimse.

Gigglers : Kıs kıs gülen. Kıs kıs gülen kimse. Kıkır kıkır gülen kimse. Kıkırdayarak gülen kimse. Aptalca gülen kimse.

Giggles : Kıkır kıkır gülmek. Kıkırdamak.

Giggly : Kıkır kıkır gülen. Kıkırdayıp duran. Kıkırdayan.

Gigging : Sahneye çıkma. Kısa süreli iş. Tüylendirmek. Zıpkın. Gösteri. Flika. Konser. Çalgı. İş. Zıpkın ile balık yakalamak.

Giggling my butt off : Gülmekten ölmek. Gmbo (internet sohbet argosu). Çok gülüyorum.

 

Giggliest : Kıkırdayan. Kıkırdayıp duran.

Gigged : Sahneye çıkma. İş. Konser. Tüylendirmek. Kısa süreli iş. Gösteri. Flika. Çalgı. Zıpkın. Zıpkın ile balık yakalamak.

İngilizce Giggled Türkçe anlamı, Giggled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Giggled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Titre : Bir solüsyondaki reksiyonun tamamlanması için gereken madde miktarı (kimya). Titre etme. Titre. Titre etmek. Kertelemek.

Jiggle : Irgalanmak. Hafifçe sallanmak. Hafif sallantı. Hafif ve çabuk sallamak. Sallamak. Dingildemek. Çalkalamak. Salınmak. Titreme.

Bubble : İktisat, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Lıkırdamak. Katı ve sıvı yığın evrelerde çeşitli etkilerle oluşan yerel gaz kümeleri. Kabarcık. Kaynatmak. Domur. Köpük. Kabarcıklar çıkarmak. Bir iktisadi varlığın cari fiyatının, gelecekte yükseleceği beklentisiyle olması gereken düzeyin çok üzerine çıkması durumu. krş. istikrar bozucu spekülasyon.

Wag : Hareket ettirmek. Okulu kırmak. Sallamak. Sallama. Şakacı kimse. Asmak (okul). Şakacı. Sallanış. Mizah. Gırgır kimse.

Flirts : Flört etmek. Kur yapmak. Sallanmak. Çıkmak. Fırlamak. Sallamak. Fırlatmak. Fırlanmak. Flört.

Agitate : Başkaldırmak. Ortalığı karıştırmak. Acı vermek. Dalgalandırmak. Sallamak. Telaşlandırmak. Yaygara koparmak. Kışkırtmak. Tahrik etmek. Sarsmak.

Burbles : Mırıldamak. Çağıltı. Çağlamak. Şırlamak. Mırıldanmak. Çağıldamak. Gürüldemek. Kanadın kenarındaki hava çalkantısı. Şırıldamak.

Flirt : Fırlatmak. Sallamak. Çıkmak. Kur yapmak. Flört etmek. Fırlamak. Fırlanmak. Cilve yapmak (kadın erkeğe). Sallanmak.

 

Freeze : Dondurulma. Oyalama. Donmak. Dondurmak. Çok üşümek. Bilgisayar, basketbol alanlarında kullanılır. Donakalmak. Topu elinde bulunduran takımın, zaman kazanmak için yaptığı oyalayıcı hareketler. Buz tutmak.

Burbling : Şırıldamak. Çağıldamak. Mırıldamak. Şırlamak. Çağıltı. Gürüldemek. Kanadın kenarındaki hava çalkantısı. Mırıldanmak. Çağlamak.

Giggled synonyms : express mirth, express joy, burbled, giggles, titer, cackle, joggle, laugh, chortle, giggle, shake, waggle, flirted, burble, cackles, chortling, titres, titter, chuckled, chuckles, cackled, chortles, froze, pop off, dying, giggling, chortled, dyings, giggling out loud, te hee, chuckle, tehee.

Giggled zıt anlamlı kelimeler, Giggled kelime anlamı

Cry : İlan etmek. Çığlık atmak. Seslenmek. Feryat. Haykırma. Bağırmak (hayvan). Ağlama. Haykırmak. Ağlamak. Haykırış.

Wigless : Peruksuz.