Burbles türkçesi Burbles nedir

Burbles ingilizcede ne demek, Burbles nerede nasıl kullanılır?

Burble : Şırıldamak. Şırlamak. Çağlamak. Mırıldamak. Kanadın kenarındaki hava çalkantısı. Fıkırdamak. Mırıldanmak. Çağıldamak. Gürüldemek. Çağıltı.

Burbled : Çağıltı. Fıkırdamak. Şırlamak. Mırıldamak. Mırıldanmak. Çağlamak. Gürüldemek. Çağıldamak. Kanadın kenarındaki hava çalkantısı. Şırıldamak.

Burbler : Banliyö.

Burblers : Banliyö.

Burbling : Kanadın kenarındaki hava çalkantısı. Çağlamak. Gürüldemek. Fıkırdamak. Şırıldamak. Şırlamak. Çağıldamak. Mırıldanmak. Çağıltı. Mırıldamak.

Burberry : Giyimde kullanılan su geçirmez kumaş markası.

Suburban : Banliyöde oturan kimse. Banliyöde oturan. Kenar mahalleli. Yankent. Yörekent. Şehrin çevresindeki yerleşim alanları. Banliyö. Civarda bulunan. Banliyöde oturanlara özgü. Banliyöye ait.

Housing suburb : Konutsal yörekent. Nüfusunun çalışabileceği işyeri bulunmayan, yalnız oturulan ve çalışmak üzere pek uzak olmayan kente gidilip gelinen yörekent. Mesken banliyösü.

Outer suburbs : Büyük kentlerin yakın çevresine dağılmış, kent özeğine düzenli ve çeşitli ulaşım yollarıyla bağlı, kimi işleyimlerin kurulmuş olduğu ya da daha çok evlerin toplandığı yerleşmelere verilen ad. Yörekent.

 

Burbly : Heyecanlı bir şekilde. Canlı bir şekilde.

İngilizce Burbles Türkçe anlamı, Burbles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Burbles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Muttered : Homurtu. Mırıltı. Söylenmek. Fısıltı. Homurdanmak. Homurdanma. Fısıldamak.

Popple : Şapırdama. Çağlama. Dalgalanma. Dalgalanmak.

Bleat : Mızırdanmak. Melemek. Meleme. Sızlanma. Mızırdanma. Cılız bir sesle konuşmak. Sızlanmak.

Gurgle : Ağulamak. Agu. Agulamak. Çağlayarak akmak. Çağlama. Lıkırdamak. Lıkırtı.

Flirt : Kur yapmak. Sallamak. Çıkmak. Flört etmek. Sallanmak. Fırlatmak. Cilve yapmak (kadın erkeğe). Fırlamak. Flört.

Grumbles : Dırdır. Söylenmek. Gürlemek. Mızırdanmak. Homurdanmak. Dırlanmak. Dırdır etmek. Gümbürdemek.

Gurgled : Lıkırdamak. Çağlama. Çağlayarak akmak. Agulamak. Ağulamak. Agu.

Murmur : Şikayet. Homurdanmak. Söylenme. Dinleme sırasında işitilen ve kalp faaliyetleriyle ilişkili bulunan kalp seslerinin tümü. ses karakteri dikkate alınmaksızın kalp sesleri veya yan sesler. Mırıltı. Kendi kendine söylenmek. Homurtu. Üfürüm.

Sung : Ötmek (kuş veya böcek). Söylemek (şarkı). Şakımak. Ötmek. Çınlamak (kulak). Çağırmak. Şarkı söylemek. Vınlamak. Uğuldamak.

Burbles synonyms : child's game, burbled, cascade, thunder, mumbled, babbles, cooed, mutters, burble, purr, giggled, thundered, plash, coo, soap bubble, bleated, purl, burbling, bickers, murmured, mumble, flirted, flirts, cascades, bumbled, pur, bubble, globule, gurgles, purling, grumbled, murmurs, plashes.

 

Burbles zıt anlamlı kelimeler, Burbles kelime anlamı

Succeed : Varisi olmak. İzlemek. -den sonra gelmek. Muvaffak olmak. Takip etmek. Başarıya ulaşmak. Yerine geçmek. Sonra gelmek. Başarılı olmak. Başarı yakalamak.

Stupidity : Aptallık. Salozluk. Ahmaklık. Akılsızlık. Aptalca hareket. Sersemlik. İneklik. Hıyarlık. Mankafalık. Keleşlik.