Outer suburbs türkçesi Outer suburbs nedir

  • Büyük kentlerin yakın çevresine dağılmış, kent özeğine düzenli ve çeşitli ulaşım yollarıyla bağlı, kimi işleyimlerin kurulmuş olduğu ya da daha çok evlerin toplandığı yerleşmelere verilen ad.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Yörekent.

Outer suburbs ingilizcede ne demek, Outer suburbs nerede nasıl kullanılır?

Outer : Dıştaki. Dışsal. Dışarıdaki. Harici. Dış taraftaki. Dış.

Suburbs : Dolay. Banliyö. Banliyöler. Kenar mahalle. Varoşlar. Varoş. Kentin dolayları.

Outer bark : Dış kabuk. Ritidom. Kabuğun ölü bölgesi periderm tarafından yalıtılmış dokulardan oluşmuş tabaka. dış kabuk.

Outer circumferential system : Dış halkasal sistem. Kemik dokuda, periosteumun altındaki halkasal dizilmiş tabaka.

Outer cover : Dış kaplama. Dış örtü. Dış kapak.

Outer ear : Dış kulak. Dışkulak. Kulağın başın dışında kalan kısmı. Kulağın dış kısmı.

İngilizce Outer suburbs Türkçe anlamı, Outer suburbs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outer suburbs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agricultural co operative : Tarım kooperatifi. Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık.

Ageing of the population : Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması. Nüfus yaşlanması.

 

Suburban : Civarda bulunan. Banliyö. Yankent. Banliyöye ait. Kenarkent. Kenar mahalleli. Banliyöde oturanlara özgü. Banliyöde oturan kimse. Şehrin çevresindeki yerleşim alanları.

Agrarian geography : İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü. Tarım coğrafyası.

Aluvial coast : Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü. Lığ yığıntılı kıyı.

Air route : Uçuş rotası. Havayolu. Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı.

Alluvial deposit : Lığ. Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. Alüvyon.

Abrasion platform : Dalga aşındırması düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey. Dalga aşındırma düzlüğü.

Abandoned meander : Akmaz. Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm.

Agricultural production : Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi. Taze meyve. Zirai üretim. Tarım üretimi. Sebze. Tahıl ve temel gıda ürünleri üretimi. Tarımsal üretim.

Outer suburbs synonyms : altimetric profile, aboriginal population, aluvial terrace, agricultural specialisation, afforestation, age pyramid, suburb, adventife cone.