Burble türkçesi Burble nedir
- Şırıldamak.
- Çağlamak.
- Mırıldamak.
- Çağıldamak.
- Fıkırdamak.
- Mırıldanmak.
- Gürüldemek.
- Kanadın kenarındaki hava çalkantısı.
- Şırlamak.
- Çağıltı.
Burble ingilizcede ne demek, Burble nerede nasıl kullanılır?
Burbled : Fıkırdamak. Şırıldamak. Mırıldamak. Mırıldanmak. Kanadın kenarındaki hava çalkantısı. Gürüldemek. Çağıldamak. Çağıltı. Şırlamak. Çağlamak.
Burbler : Banliyö.
Burblers : Banliyö.
Burbles : Çağıltı. Kanadın kenarındaki hava çalkantısı. Şırıldamak. Şırlamak. Gürüldemek. Çağıldamak. Fıkırdamak. Mırıldanmak. Mırıldamak. Çağlamak.
Burbling : Fıkırdamak. Mırıldanmak. Kanadın kenarındaki hava çalkantısı. Şırıldamak. Mırıldamak. Çağıltı. Gürüldemek. Çağıldamak. Şırlamak. Çağlamak.
Burbly : Heyecanlı bir şekilde. Canlı bir şekilde.
Bed suburb : Banliyö semti.
Burberry : Giyimde kullanılan su geçirmez kumaş markası.
Burbot : Morina cinsinden bir balık. Mezgitgiller familyasına bağlı olup, akdeniz ülkeleri göllerinin derinliklerinde yaşayan ve geniş tenyaya ikinci arakonakçılık yapan, en çok yarım metre oyunda tatlı su balığı. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, mezgitgiller (gadidae) familyasından, 30-50 cm kadar uzunlukta, akdeniz memleketleri göllerinde yaşayan bir tür. Tatlı su gelincik balığı. Tatlı su gelinciği.
Suburban theatre : Bir kentin kenar semtlerinde gösteri düzenleyen yerleşik ya da gezici tiyatro topluluğu. Kenar tiyatrosu.
İngilizce Burble Türkçe anlamı, Burble eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Burble ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Babbled : Anlaşılmaz sözler söylemek. Cırlamak. Gevezelik etmek. Ağulamak. Saçmalamak. Boşboğazlık etmek. Çağlamak (su).
Gurgling : Ağulamak. Çağlayarak akma. Çağlayan. Lıkırdamak.
Giggle : Kıkır kıkır gülmek. Kıkırdamak. Kıkırdama.
Sound : Ciğerlerden gelen havanın ses yolunun herhangi bir noktasındaki boğumlanması ile oluşan ve yayılarak kulakta, bir ünlü olarak veya bir ünlü ile birlikte algılanan titreşim: a, m, n, y, s. Yoklamak (düşünce veya fikir). Sapasağlam. Yerinde. İşitme duyusunu, uyaran dalga; bu tür dalgaların beynin işitme özeğini etkilemesi. Bir tiyatroda, işitsel etmenlerin üretildiği ve yayımlandığı selen aygıtlarıyla donatılmış yer. Selen. Selen odası. Söylemek. Bozulmamış.
Mutters : Söylenmek. Fısıltı. Fısıldamak. Homurdanma. Homurtu. Mırıltı. Homurdanmak.
Cascade : Kademelendirmek. Basamakçıklar yöntemi. Dalga dalga döküm. Kademeli dizi. Basamaklandırmak. Çağlayan gibi dökülmek. İki ışığın renk farkının, ufak basamaklar yapan bir dizi ara ölçmelerle aşıldığı, değişik renkli ışık ölçme yöntemi. Taşırmak. Çağlayan. Şelale.
Bicker : Çekişmek. Titremek. Pırıldamak. Münakaşa etmek. Titreşmek. Tartışmak. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Atışmak. Didişmek.
Sung : Şakımak. Çınlamak (kulak). Vınlamak. Ötmek. Uğuldamak. Vızıldamak. Çağırmak. Ötmek (kuş veya böcek). Şakımak (kuş).
Plashes : Şapırtı. Çamurlu gölcük. Şapırdatmak. Sıçratmak (suyu). Su sıçratmak. Gürüldemek (su). Foşurdamak. Şırıltı.
Burble synonyms : burbled, purling, bleat, thundered, grumbles, guggle, bumble about, babbles, thunder, plashed, bleated, bubble, purr, pur, coo, bumble, flirts, purl, bumbled, flirted, bickered, sing, gurgle, burbles, go, murmur, ripple, bickers, murmurs, mumbles, babble, mumble, plash.

Bu kısımda Burble kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Burble ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Burble anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Burble ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.