Burbot türkçesi Burbot nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Mezgitgiller familyasına bağlı olup, akdeniz ülkeleri göllerinin derinliklerinde yaşayan ve geniş tenyaya ikinci arakonakçılık yapan, en çok yarım metre oyunda tatlı su balığı.
  • Tatlı su gelincik balığı.
  • Tatlı su gelinciği.
  • Kemikli balıklar (teleostei) takımının, mezgitgiller (gadidae) familyasından, 30-50 cm kadar uzunlukta, akdeniz memleketleri göllerinde yaşayan bir tür.
  • Morina cinsinden bir balık.

Burbot ingilizcede ne demek, Burbot nerede nasıl kullanılır?

Burberry : Giyimde kullanılan su geçirmez kumaş markası.

Burble : Mırıldamak. Kanadın kenarındaki hava çalkantısı. Çağlamak. Mırıldanmak. Çağıldamak. Şırlamak. Fıkırdamak. Şırıldamak. Çağıltı. Gürüldemek.

Burbled : Çağıldamak. Gürüldemek. Şırlamak. Mırıldanmak. Kanadın kenarındaki hava çalkantısı. Fıkırdamak. Mırıldamak. Çağlamak. Çağıltı. Şırıldamak.

Burbler : Banliyö.

Burblers : Banliyö.

Burbling : Kanadın kenarındaki hava çalkantısı. Fıkırdamak. Çağlamak. Şırlamak. Çağıldamak. Mırıldamak. Çağıltı. Şırıldamak. Mırıldanmak. Gürüldemek.

Suburb : Yörekent. Banliyö. Dış mahalle. Uydukent. Varoş. Kenar mahalle. Genellikle oturma alanı niteliğinde olan, kentin özeğinden uzakta ya da sınırlarına yakın yerlerde bulunan kent bölümü.

 

Burbles : Şırlamak. Çağıltı. Mırıldamak. Gürüldemek. Çağlamak. Fıkırdamak. Şırıldamak. Kanadın kenarındaki hava çalkantısı. Mırıldanmak. Çağıldamak.

Suburban theatre : Bir kentin kenar semtlerinde gösteri düzenleyen yerleşik ya da gezici tiyatro topluluğu. Kenar tiyatrosu.

Outer suburbs : Büyük kentlerin yakın çevresine dağılmış, kent özeğine düzenli ve çeşitli ulaşım yollarıyla bağlı, kimi işleyimlerin kurulmuş olduğu ya da daha çok evlerin toplandığı yerleşmelere verilen ad. Yörekent.

İngilizce Burbot Türkçe anlamı, Burbot eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Burbot ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Aardvark : Yer domuzu. Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Borudişli.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

 

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Eelpout : Zoarcidae familyasından denizin dibinde yaşayan herhangi bir deniz balığı. Yılanbalığına benzeyen balık.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Cod : Ürün veya eşyaların teslim alınması halinde alıcı tarafından yapılan nakit ödeme. Bir m3 sudaki organik maddelerin asidik ortamda k2cr2o7 ile oksitlenmesi için tüketilen oksijen miktarı, cod, koi. Ödemeli. Malın teslimi sırasında mal bedelinin nakit, kredi kartı veya çekle ödenmesi. Morina balığ. Mezgitgiller. Dalga geçmek. Cash on delivery (teslimatta ödemeli). Morina. Kimyasal oksijen ihtiyacı.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Burbot synonyms : lota lota, cusk, eel pout, a chromosome, abiotic factor, abductor muscle, a site, aardvarks, ling, acacia, aardwolf, abiotic environment, codfish.

Burbot ingilizce tanımı, definition of Burbot

Burbot kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A fresh- water fish of the genus Lota, having on the nose two very small barbels, and a larger one on the chin.