Burblers türkçesi Burblers nedir

Burblers ingilizcede ne demek, Burblers nerede nasıl kullanılır?

Burbler : Banliyö.

Burble : Mırıldanmak. Çağıltı. Çağıldamak. Fıkırdamak. Şırlamak. Çağlamak. Gürüldemek. Mırıldamak. Kanadın kenarındaki hava çalkantısı. Şırıldamak.

Burbled : Çağlamak. Fıkırdamak. Kanadın kenarındaki hava çalkantısı. Mırıldamak. Gürüldemek. Mırıldanmak. Çağıldamak. Şırıldamak. Şırlamak. Çağıltı.

Burbles : Çağıltı. Fıkırdamak. Kanadın kenarındaki hava çalkantısı. Çağıldamak. Şırıldamak. Çağlamak. Mırıldanmak. Şırlamak. Gürüldemek. Mırıldamak.

Burbling : Şırlamak. Mırıldanmak. Fıkırdamak. Gürüldemek. Şırıldamak. Çağıldamak. Çağlamak. Çağıltı. Kanadın kenarındaki hava çalkantısı. Mırıldamak.

Bed suburb : Banliyö semti.

Housing suburb : Mesken banliyösü. Konutsal yörekent. Nüfusunun çalışabileceği işyeri bulunmayan, yalnız oturulan ve çalışmak üzere pek uzak olmayan kente gidilip gelinen yörekent.

Burberry : Giyimde kullanılan su geçirmez kumaş markası.

Burbot : Kemikli balıklar (teleostei) takımının, mezgitgiller (gadidae) familyasından, 30-50 cm kadar uzunlukta, akdeniz memleketleri göllerinde yaşayan bir tür. Tatlı su gelinciği. Morina cinsinden bir balık. Tatlı su gelincik balığı. Mezgitgiller familyasına bağlı olup, akdeniz ülkeleri göllerinin derinliklerinde yaşayan ve geniş tenyaya ikinci arakonakçılık yapan, en çok yarım metre oyunda tatlı su balığı.

 

Suburb : Yörekent. Genellikle oturma alanı niteliğinde olan, kentin özeğinden uzakta ya da sınırlarına yakın yerlerde bulunan kent bölümü. Kenar mahalle. Varoş. Uydukent. Dış mahalle. Banliyö.

İngilizce Burblers Türkçe anlamı, Burblers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Burblers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Commuterville : Varoşlar.

Faubourg : Varoş. Bir fransız şehrinin merkezinin dışındaki bölge. Kenar mahalle.

Suburbia : Kenar mahalleler. Kenar mahallelerde oturanlar. Varoşlar.

Barrio : Şehir. Varoş. Şehir varoşu (ispanyolca). Mahalle.

Water fountain : İçme suyu çeşmesi. Musluk. Çeşme. Su çeşmesi. Soğuk içme suyunu dağıtan aparat.

Suburb : Genellikle oturma alanı niteliğinde olan, kentin özeğinden uzakta ya da sınırlarına yakın yerlerde bulunan kent bölümü. Kenar mahalle. Yörekent. Varoş. Dış mahalle. Uydukent.

Sound : Ses vermek. Muayene etmek. Deliksiz (uyku). Sağlam. Güvenilir. Titreşimli bir kaynaktan çıkan, belirli bir ortamda uzunlamasına dalgalar biçiminde yayılan basıncın etkisiyle kulağın algıladığı duyu. Sağlıklı. Derin (uyku). Emin. Öttürmek.

Go : Bahse girmek. Haline gelmek. Ölmek. Erişmek. Yapılmak. İddiaya girmek. İşlemek. Yok olmak. Götürmek. Ayrılmak.

Burblers synonyms : burbler, the suburbs, suburban, suburbs, outskirt, drinking fountain, babble, fountain, faubourgs, ripple, gurgle, barrios, suburbias, guggle, subtopia, bubble.