Sung türkçesi Sung nedir
- Okumak (şiir).
- Ötmek (kuş veya böcek).
- Şakımak (kuş).
- Ötmek.
- Çağırmak.
- Okumak.
- Çağlamak.
- Şarkı söylemek.
- Vızıldamak.
- Islık gibi ses çıkarmak.
- Söylemek.
- Uğuldamak.
- Söylemek (şarkı).
- Çınlamak (kulak).
- Şakımak.
- Vınlamak.
Sung ile ilgili cümleler
English: Have you ever sung in Japanese?
Turkish: Hiç Japonca şarkı söyledin mi?
English: Have you ever heard this opera sung in Italian?
Turkish: Bu operanın İtalyanca söylendiğini hiç duydun mu?
English: Have you ever heard that song sung in French?
Turkish: O şarkının hiç Fransızca söylenildiğini duydun mu?
English: Have you ever sung in French?
Turkish: Hiç Fransızca şarkı söyledin mi?
English: Ali hasn't sung in years.
Turkish: Ali yıllarca şarkı söylemedi.
Sung ingilizcede ne demek, Sung nerede nasıl kullanılır?
Sunglass : Pertavsız.
Sunglasses : Güneş gözlüğü.
Sunglow : Güneş ışığı. Yakıcı güneş ışığı. Tan. Şafak. Fecir.
Pair of sunglasses : Güneş gözlüğü.
Unsung : Takdir edilmeyen. Duyulmamış. Ünsüz. Tanınmamış. Tanınmadan. Hesaba katılmayan. Değeri anlaşılmamış.
Sun beam : Güneş ışını.
Sun arc : Bir görünçlüğün aydınlatılmasında kullanılan, güçlü bir ışık kaynağı bulunan, özel yapısıyla bu ışık kaynağından çıkan ışık demeti düzenlenebilen ışıtaç. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işıldak.
Sun bird : Nektar kuşu. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, nektaremengiller (nectarinidae) familyasından, madeni parlak bir rengi olan, afrika'da mimozalar üzerinde yaşayan bir tür. Filistin güneş kuşu. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, nektaremengiller (nectarinidae) familyasından, 11 cm kadar uzunlukta, sırtı madensel yeşil, gerdanı çelik mavisi, göğsünde sarı kırmızı bir tüy demeti olan, filistin, suriye ve arabistan'da funda ve ormanlarda yaşayan bir tür.
Sun dance : Güneşin evren, dünya ve yaşamın yaratıcısı olduğuna ilişkin inancın doğurduğu oyun türü. (bu oyunda güneşin yıllık, yıldönümlük, günlük evreleriyle dua etme, kurban kesme, canverme gibi uygulamaların birer benzetimleri yapılmaktadır.) bk. oyun, benzetimsel büyü, ay oyunu, yıldız oyunu. krş. ateş oyunu. Kuzey amerika yerlilerinin yaz ortasında kutladıkları dinsel bayramları sırasında, kutsal güneş direği çevresinde yaptıkları dans. Güneş dansı. Güneş oyunu.
Sun block : Güneş koruması.
İngilizce Sung Türkçe anlamı, Sung eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sung ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Incanting : Sayıp söylemek. Makamlı okumak. Ezberden okumak. Ton vermek. Anlatmak.
Swishing : Sopa ile dövmek. Hışırtı. Hışırdamak. Kırbaçlamak. Şaklatmak.
Howls : Bağırma. Kahkaha atmak. İnlemek. Havlamak. Ürümek. Ulumak. Bağırmak. Uğuldamak (rüzgar).
Gabbles : Anlamsız sesler çıkarmak. Gevezelik etmek. Çabuk ve anlaşılamayacak bir şekilde konuşmak. Çabuk çabuk ve anlaşılmaz biçimde konuşmak. Gevezelik. Bir nefeste ve anlaşılmadan okumak. Laklak. Çabuk ve anlaşılmaz konuşma. Anlaşılmaz bir şekilde konuşmak.
Trilled : Sesini titretmek. Sesi titremek. Titrek ünsüz. Dil sırtını geriye doğru kabarıp, kenarlarının diş- ön damak sınırında yer aldığı sırada, dil ucunun diş etine hafifçe çarpması ve aradan geçen havanın titremesi ile oluşan akıcı r ünsüzü. Titrek.
Whir : Pır pır uçmak. Pırpır etmek. Zırıltı. Vızıltı. Vın sesi. Pır pır etmek. Pır diye uçmak (kuş). Pırlamak.
Cascades : Kademeli dizi. Çağlayan gibi dökülmek. Kademelendirmek. Çağlayarak dökülmek. Dalga dalga döküm. Katlanarak veya dalga dalga artmak. Basamaklandırmak. Katlanmak. Çağlayan.
Hooted : Korna çalmak. Yuh çekmek. Kah kah gülmek. Çalmak. Bağırmak. Islıklamak. Ötmek (vapur veya tren veya sis düdüğü). Ötmek (baykuş). Yuhalamak.
Warble : Ötme. Nokra. Sesini titretmek. Kuş ötüşü. Ölmek. Çağıldamak. Şakramak. Büveleklerden ileri gelen, başta sığır olmak üzere çeşitli memeli hayvanlarda, seyrek olarak insanlarda rastlanan ve bu sinek kurtçuklarının sırt derisi altında oluşturduğu, son evrede ortası delik şişkinliklerle tanınan hastalık; hokra, imiç, okra. Şırıldamak.
Griped : Sancı vermek. Yakalamak. Sancı. Yakınmak. Burmak. Sıkıntı vermek. Dertlenmek. Sızlanmak. Sızlatmak. Karnını ağrıtmak.
Sung synonyms : sung dynasty, song dynasty, call for, swish, buzz around, burbles, burbling, booms, cawing, howl, sings, gabbled, discants, announces, twitter, call away, chant, popple, bombilate, twitters, coo, apprizes, caw, aired, discant, perused, beckon, hooping, affirm, alleges, gripes, apprises, bellyaches.

Bu kısımda Sung kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sung ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sung anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sung ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.