Giraffe türkçesi Giraffe nedir

  • Zürafa (takımyıldızı).
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Zurnapa.
  • Zürafa.
  • Çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, zürafagiller (giraffidae) familyasından, 225 cm kadar uzunlukta, 110 cm kadar kuyruğu olan, başının yüksekliği 5-6 m kadar, ön bacakları art bacaklarından daha uzun, açık kahverengi ya da sarımsı renkli, kırmızı kahverengi büyük lekeleri olan, afrika'da yaşayan, dört ayaklı hayvanların en yüksek boylu türü.

Giraffe ile ilgili cümleler

English: I had never seen a giraffe till I visited the zoo.
Turkish: Hayvanat bahçesini ziyaret edinceye kadar bir zürafa görmemiştim.

English: Had the elephant and the giraffe not had common ancestors, how might one possibly have observed that they had an exactly equal number of vertebrae in their necks?
Turkish: Fil ve zürafanın ortak ataları olmasaydı biri onların boyunlarında tam eşit sayıdaki omurgaya sahip olduklarını muhtemelen nasıl fark edebilirdi?

English: The last time that I smelled something similar to this tea was in the giraffe house at the zoo.
Turkish: Bu çaya benzer bir şeyin kokusunu son kez hayvanat bahçesinde zürafa evinde kokladım.

English: The giraffe cannot swim because its centre of gravity is so high that it would topple over.
Turkish: Zürafa yüzemez çünkü ağırlık merkezi çok yukarıda olduğundan baş aşağı döner.

 

English: A giraffe extends its neck to get food.
Turkish: Bir zürafa yiyeceğini almak için boynunu uzatır.

Giraffe ingilizcede ne demek, Giraffe nerede nasıl kullanılır?

Giraffes : Zürafa. Zürafalar.

Giraffiti : Son derece yüksek yerlere sprey boya ile boyanmış veya resim yapılmış duvar yazıları.

Girandola : Kollu şamdan.

Girandole : Fıskiye. Fıskiye (döner). Fişek. Sallantılı küpe. Şamdan kollu. Şamdan (kollu). Kollu şamdan. Fıskiye döner.

Girard : Kansas eyaletinde şehir. Soyadı. Erkek ismi. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. Georgia eyaletinde yerleşim yeri. Ohio eyaletinde şehir. İllinois eyaletinde şehir.

Magirama : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Abel gance'ın 1957'de nelly kaplan'la birlikte polyvision işlemine göre yeniden geliştirdiği bir geniş görüntülük ve çok görüntülüklü işlem. Magirama.

Girasoles : Opal. Ayçiçeği.

Girasol : Yerelması. Ateş opal. Opal taşı.

Gir cattle : Gir sığırı. Hindistan’ın güneybatı bölgesinden köken alan, başlıca zebu veya bos indicus ırklarından birisi olan, dış bakıda kolaylıkla ayırt edilebilen, alnı yuvarlak ve kubbeleşmiş, kulakları uzun ve sarkık, boynuzları arkaya doğru ve yukarıya dönük uzanan, kırmızıdan beyaza kadar değişen renklerde, hem et hem de süt verimi yönünde yetiştirilen sığır ırkı.

Hegira : Hz. muhammed'in mekke'den medine'ye göçmesi. Hicret. Göç.

İngilizce Giraffe Türkçe anlamı, Giraffe eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Giraffe ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Camelopards : Zürafa türü. Zürafagiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, toynaklılar (ungulata) üst takımının, çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, sığır ve davarlar (pecora) üst familyasından, boyunları ve bacakları çok uzun, alınlarında deri ile kaplı iki çıkıntıları bulunan, yaprak, dal vb. yiyen türleri olan bir familya. zürafa (giraffa camelopardalis) türü iyi bilinir.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.

Camelopard : Zürafa türü.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Abiotic environment : Abiyotik çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre.

Giraffes : Zürafalar.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Giraffe synonyms : okapia johnstoni, genus giraffa, giraffa camelopardalis, giraffa, camelopardalis, a chromosome, abramis zone, abambulacral area, aardvark, okapi, a protein, abo blood groups system, ruminant, acacia, abacus bodies, abiotic factor, aardvarks.

Giraffe ingilizce tanımı, definition of Giraffe

Giraffe kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The camelopard. It is the tallest of animals, being sometimes twenty feet from the hoofs to the top of the head. Its neck is very long, and its fore legs are much longer than its hind legs. An African ruminant (Camelopardalis giraffa) related to the deers and antelopes, but placed in a family by itself.