Girlfriends türkçesi Girlfriends nedir

Girlfriends ile ilgili cümleler

English: David has so many girlfriends that he can't remember all of their names.
Turkish: David'in isimlerini aklında tutamayacağı kadar kız arkadaşı var.

English: How many girlfriends does Tom have?
Turkish: Tom'un kaç kız arkadaşı var?

English: Tom has two girlfriends who don't know about each other.
Turkish: Tom'un birbirlerini tanımayan iki kız arkadaşı var.

English: "How many girlfriends do you have, Tom? How many?" "Actually, I have 4." "Whaat?"
Turkish: "Kaç tane kız arkadaşın var, Tom? Kaç tane?" "Aslında, 4 tane." "Neee?"

English: I met one of your old girlfriends yesterday.
Turkish: Dün eski kız arkadaşlarından biriyle tanıştım.

Girlfriends ingilizcede ne demek, Girlfriends nerede nasıl kullanılır?

I am with my girlfriend : Kız arkadaşım ile beraberim.

Girlfriend : Kız arkadaş. Flört. Manita. Sevgili.

İngilizce Girlfriends Türkçe anlamı, Girlfriends eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Girlfriends ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Popsy : Cici kız. Cici.

Boyfriend : Erkek arkadaş. Sap.

Lasses : Genç kız. Kız. Genç kadın.

Darlings : Sevimli. Çekici. Sevgilim. Nonoş (argo terim). Canım. Sevilen. Cicim. Can. Tonton.

 

Lassie : Kız. Genç kız.

Woman : Karı. Metres. Hatun. Gaco. Hanım. Zenne. Kadın. Kadınlar. Bayan. Kancık.

Concubines : Odalık. Metres. Nikahsız eş. Kapatma. Cariye.

Lassies : Kız. Genç kız.

Lover : Yar. Hasta. Sever. Tutkun. Hayran. Sap. Muhip. Dost. Sevdalı.

Beau : Züppe erkek. Kavalye. Aşık.

Girlfriends synonyms : beaux, courtship, boyfriends, darling, girl friend, girl, ladyfriend, dalliance, cuddliest, bit of stuff, dear, lass, doris, cuddly, flirt, damosels, courtships, cuddlier, girlfriend, steadies, bird, damosel, adult female, old lady, lady friend, friend, sweetie, beaus, flirts, flirted, wooing, flirtations, flirtation.

Girlfriends zıt anlamlı kelimeler, Girlfriends kelime anlamı

Man : İnsan. Düşünme ve konuşma yetileri olan bilinçli, toplumsal canlı. Görev yapmak. Adam yerleştirmek. Adam vermek. Adam atamak. Adam. Adamla donatmak. Erkek.