Give me the key türkçesi Give me the key nedir

  • Anahtarı bana ver.

Give me the key ile ilgili cümleler

English: Give me the keys so I can unlock the door.
Turkish: Kapıyı açabilmem için bana anahtarları ver.

English: Now give me the keys.
Turkish: Şimdi bana anahtarları ver.

English: Give me the keys.
Turkish: Anahtarları bana ver.

English: Give me the key to this castle!
Turkish: Bana bu kalenin anahtarını ver!

English: Give me the keys. I'll drive.
Turkish: Anahtarları ver. Ben kullanacağım.

Give me the key ingilizcede ne demek, Give me the key nerede nasıl kullanılır?

Give : Bulaştırmak. Vermek. Armağan etmek. İtiraf etmek. Bel vermek. Esnemek. Doğruluğunu kabullenmek. Koparmak. Eğilmek. Hediye etmek.

Me : Me. Beni. Ben. Ençoklaştırılmış entropi ilkesi. Bana. Mi. Abd'nin doğusunda bir eyalet.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Key : Coşturmak. Kilitlemek. Ana. Boru, burmaç, somun vb. sıkıştırıp gevşetmeye, bir kilidi açıp kapamaya yarayan araç. Akort etmek. Uydurmak. Tespit etmek. Girmek bilgisayar. Kilit. Açkı.

Give me a break : Yok daha neler. Bir huzur ver. Üstüme gelme!. Üstüme gelme. Düş yakamdan. Hadi be. Hadi canım!. Daha neler!. Yok artık!. Beni rahat bırak!.

 

Turn the key : Anahtarı çevirmek. Kilitlemek.

Give me some time : Belli bir zamana ihtiyacım var (düşünmek, karar vermek, bir projeyi bitirmek, vs. için). Bana biraz zaman tanı. Bana biraz zaman ver.

Give medication intravenously : İlaçları iğne ile kişinin damarından vermek. İlaçları entrevenöz olarak vermek.