Giveaway türkçesi Giveaway nedir

Giveaway ingilizcede ne demek, Giveaway nerede nasıl kullanılır?

Giveaway price : Sudan ucuz fiyat. İndirimli fiyat.

Giveaway show : Yarışma programı.

Giveaways : Ağzından kaçırma. Yarışma programı. Eşantiyonlar. Eşantiyon. Açığa vurma. Hediye (gazete vb.).

Giveable : Verilebilir. Verilebilen. Bahşedilebilir.

Forgiveable : Bağışlanabilir. Affedilebilir.

Give a beating : Dayak atmak. Dövmek. Ayağının altına almak. Sopa çekmek. Yenmek.

Give a break : Şans tanımak. Fırsat vermek. Huzur vermek. Mola vermek.

Give a chance : Şans tanımak. Fırsat sunmak. Fırsat tanımak. Şans vermek.

Give a body to : Şekil vermek.

Give a bias to : Peşin hüküm vermek.

İngilizce Giveaway Türkçe anlamı, Giveaway eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Giveaway ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Program : Belli bir çalışmanın amacını, bölümlerini, yöntemini ve süresini gösteren plan. Düzen. Programa bağlamak. Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Çizeylemleme. Bir işlemi ana mantık komutlarına indirgeyip bilgisayara verilecek duruma getirme. Gösteri. Belli bir sorun türünün özdevimli çözümü için, verilerde ortaya çıkabilecek durumlara göre uygulanacak eylemleri belirten bir çalışma planı. bk. bilgisayar izlencesi. Oyun izlencesi. Planlamak.

 

Apocalypse : Vahiy. İncilin son bölümü. Ortaya dökme. İncil'in son bölümü. İncil'in sonuncu faslı. Kıyamet günü olacakları bildirme. Dünyanın sonu. Kıyamet. Keşif.

Cheap : Ucuza. Adi. Değersiz. Ucuzcu. Benzerlerine ve aynı özellikte bulunanlara göre birim değeri düşük olan. Ucuz ucuz olarak. Ucuzlatmak. Asan.

Quiz show : Bilgi yarışması. Tv bilgi yarışması. Radyo bilgi yarışması.

Swatch : Numunelik deri parçası. Yer. Numunelik kağıt parçası. Parça kumaş. Örneğini göstermek. Kumaş örneği. Numunelik kumaş parçası. Numune. Tekstil maddeleri örneği.

Denouncements : Kehanet. Kınama. İhbar. Jurnalcılık. Eleştiri. Fesih. Suçlama. İhbar etme. İptal duyurusu.

Divulgence : İfşa etme. İlan. Yayma. İfşaat.

Swatches : Yer. Parça kumaş. Örneğini göstermek. Tekstil maddeleri örneği. Numunelik kağıt parçası. Parça. Numunelik deri parçası. Numunelik kumaş parçası. Kumaş örneği.

Apocalypses : İncil'in son bölümü. İncil'in sonuncu faslı. Keşif. İncilin son bölümü. Ortaya dökme. Vahiy. Kıyamet.

 

Cheaper : Kalitesiz. Bayağı. Zahmetsiz. Uğraşsız. Daha ucuz. Aciz. Değersiz.

Giveaway synonyms : dirt cheap, gaffe, gift, cheesy, cut rate, revealment, dimes, cheaps, impartation, divulging, cheesier, the revelation, evincing, impartment, programme, divulgation, dime, exposure, giveaways, giveaway show, cut price, exposals, sales sample, cheaply, revelation, gaffes, gaucherie, airings, dime a dozen, crummy, divulgences, disclosure, divulgement.