Globalized türkçesi Globalized nedir

Globalized ile ilgili cümleler

English: We live in a globalized world.
Turkish: Biz küreselleşen bir dünyada yaşıyoruz.

Globalized ingilizcede ne demek, Globalized nerede nasıl kullanılır?

Globalize : Globalleşmek. Küreselleştirmek. Globalleştirmek. Küreselleşmek. Dünyaya açılmak. Dünya çapında yapmak.

Globalization : Uluslararası düzlemde yaygınlaşmış iktisadi etkinliklerin işlevsel anlamda birbirlerine eklemlenmesi. Evrensel olma. Küreselleşme. Küreselleştirme. Dünya çapında yapma (ayrıca globalisation). Globalleşme.

Globalizing : Küreselleştirme. Dünya çapında yapmak. Küreselleştirici. Küreselleştiren. Küreselleştirmek.

Globalisation : Küreselleşme. Uluslararası düzlemde yaygınlaşmış iktisadi etkinliklerin işlevsel anlamda birbirlerine eklemlenmesi. Globalleşme. Evrensel olma. Dünya çapında yapma (ayrıca globalization). Küreselleştirme.

Globalism : Birbirinden ayrı ülkeler yerine tüm dünyaya önem verme. Enternasyonalizm. Globalizm.

Globalist : Gobal bakış açısı olan kişi. Globalizmi destekleyen kimse. Küreselci. Birbirinden ayrı ülkeler yerine tüm dünyaya odaklanan kimse.

Global communication : Küresel iletişim.

Global factoring : Alacaklandırmanın dışsatımcı veya dışalımcı adına yapılması. krş. yurtiçi alacaklandırma. Uluslararası alacaklandırma.

 

Global backup : Genel yedekleme. Sabit disk üzerindeki tüm dosyaların yedeklenmesi.

Global character : Joker. Hepsine-uyar karakter. Değiştirilebilir damga.

İngilizce Globalized Türkçe anlamı, Globalized eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Globalized ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Widen : Açmak. Tevsi etmek. Genişletmek. Bollaşmak. Genişletilmek. Bollaştırmak. Açılmak. Genişlemek.

Enspheres : Küre içine almak. Kuşatmak. Küre şeklinde yapmak. Küre şekli vermek. Çevrelemek. Bir küreye yerleştirmek.

Ensphere : Bir küreye yerleştirmek. Küre şeklinde yapmak. Küre içine almak. Küre şekli vermek. Kuşatmak. Çevrelemek.

Extend : Erişmek. Devam ettirmek. Sağlamak. Genişlemek. Vermek. Yayılmak. Daha uzun ya da büyük bir hale getirmek. Sunmak. Germek.

Ensphered : Kuşatmak. Bir küreye yerleştirmek. Küre içine alınmış. Küre şekli verilmiş. Küre şekli vermek. Çevrelemek. Küre şeklinde yapmak.

Broaden : Genişlemek. Genişletmek. Genişletilmiş.

Local : Yerli. Bir yere, bir bölgeye ilişkin olan. Özellikleri, uzayın tek tek noktaları ile ilgili olan. Bölgenin yerlisi. Kısmi. Odaksal. Gözlem yerine ya da gözlemcinin bulunduğu yere ilişkin. Lokal. Yerel haber. Banliyö treni.

Globalizing : Küreselleştirici. Küreselleştiren. Küreselleştirme.

Globalize : Globalleşmek. Küreselleşmek. Globalleştirmek. Dünyaya açılmak.

Localised : Sınırlı. Belirli bir yere mahsus olan. Yerel. Sınırlandırılmış. Yerelleşmiş. Yerleşik. Lokal. Yerelleştirilmiş. Bölgesel hale getirilmiş. Sınırlanmış.

 

Globalized synonyms : globalise.

Globalized zıt anlamlı kelimeler, Globalized kelime anlamı

General : Komutan. Yaygın. Umum. Yalpı. Halk. Ordu komutanı. Paşa. Baş. Genel ilkeler. Genel mahiyette.

Centralized : Merkeze bağlamak. Özekselleştirilmiş. Merkezde toplamak. Yansızlaşmış. Merkeze bağlanmak. Merkezleştirilmiş. Merkezileştirilmiş. Merkezleştirmek. Merkezi. Ortalanmış.