Local türkçesi Local nedir
- Kısmi.
- Odaksal.
- Banliyö treni.
- Yerel gazete.
- Bilgisayar, fizik, kimya, uzay alanlarında kullanılır.
- Bir yere, bir bölgeye ilişkin olan.
- Yerli.
- Özellikleri, uzayın tek tek noktaları ile ilgili olan.
- Şehir içi.
- Sakin.
- Bölgesel.
- Gözlem yerine ya da gözlemcinin bulunduğu yere ilişkin.
- Bir odağa ilişkin, belli bir yerde oluşmuş, belli bir bölgede kalan, sınırları belli, fokal, lokal.
- Lokal.
- Lokal tren.
- Ekspres olmayan.
- Yerel.
- Yerel haber.
- Bölgenin yerlisi.
- Bar.
Local ile ilgili cümleler
English: Ali goes to the local gym to work out.
Turkish: Ali egzersiz yapmak için yerel spor salonuna gidiyor
English: Ali accepted the job as janitor at the local high school.
Turkish: Ali yerel bir lisede hademe olarak işi kabul etti.
English: Ali got a job at a local pizzeria.
Turkish: Ali yerel pizzacıda bir iş buldu.
English: Ali got a job at one of the local farms.
Turkish: Ali yerel çiftliklerden birinde iş buldu.
English: Advertising local products might require the use of local words.
Turkish: Yerel ürünlerin reklamı yerel kelimelerin kullanılmasını gerektirebilir.
Local ingilizcede ne demek, Local nerede nasıl kullanılır?
Local address : Yerel adres.
Local administration : Yerel yönetimler. Mahalli idare. Mahalli idareler. Yerel yönetim.
Local amyloidosis : Yerel amiloidozis. Bir organ veya dokuda sınırlı bir alanda amiloid maddesinin hücre dışı birikimi. kedilerde şeker hastalığında pankreasın langerhans adacıklarında, medullar tiroit adenokarsinomu ve feokromositom gibi tümörlerde görülür.
Local anaesthetic : Lokal anestezi. Lokal anestezik. Lokal anestezide kullanılan ilaç. Lokal anestetik.
Local anesthesia : Yerel anestezi. Lokal anestezi. Yalnız operasyon yapılacak bölgenin dokularındaki sinir uçlarının geçici olarak duyarsız duruma getirilmesi, lokal anestezi.
Local area network : Bölgesel alan şebekesi. Bölgesel ağ. Yerel ağlar. Yerel alan agi. Yerel iletişim ağı. Kısmi alan şebekesi. Yerel ağ. Yerel alan ağı.
Local average : Yerel ortalama.
Local attached : Yerel bağlı.
Local authorities : İlçe veya belediye meclisi. Yerel yönetim. Yerel yetkililer. Yerel kurul veya meclis. Yerel merciler. Yerel makamlar. Belediye zabıtası. Yerel yönetimler. Bir yerleşim yerini yöneten resmi kurum.
Local base : Yerel taban.
İngilizce Local Türkçe anlamı, Local eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Local ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Fractional : Çok küçük. Önemsiz. Cüzi. Azıcık. Küçücük. Çok ufak. Kademeli. Kesri. Kesirlere ait. Kesirli.
Regional : Mevzii. Bölgeye ait. Mahalli. Yöresel. Rejyonel.
Divisional : Bölme ile ilgili. Bir bölümden oluşan. Tümene ait. Bölgevi. Bölünme ile ilgili. Bölme. Bölmeyle ilgili. Tümen. Divizyonel.
Focal : Mihraki. Fokal epilepsi. Merkezi. Fokal. Odak. Odağa ait. Merkez.
Urbs : Çarşı. Şehirsel bölge. Kent. Şehir. Kentsel alan. Şehir alanı.
Autochthones : Bir yerin yerlisi.
Citizen : Hemşehri. Sivil kimse. İkamet eden kimse. Yurttaş. Tebaa. Bir devletin bağımı altında bulunan kimse. Hemşeri. Bir devlet ya da ulusa mensup kişi.
Zonary : Kuşağa benzer. Bir bölgeye benzeyen.
Autochthonic : Kadim.
Citizens : Uyruk. İkamet eden kimse. Vatandaşlar. Yurttaş. Vatandaş. Sivil kimse. Hemşehri. Raiyyet.
Local synonyms : alehouses, american indian, dram shop, partial, balmiest, bar, regionals, inner city, localised, ataraxic, boozer, calmest, territorials, rural, urb, departmental, cafes, suburban train, gin mill, arcadia, amerind, calmer, cannier, ale house, canny, aborigin, balmier, barroom, amerindians, cafe, sectionally, autochthonal, sectional.
Local zıt anlamlı kelimeler, Local kelime anlamı
National : Vatandaş. Bir ulusa ait veya ona özgü olan. Milli. Ulusal. Nasyonel. Yurttaş. Uyruk.
Express : Süratli. Açık. Kesin. Sarih. Hızlı. İfade etmek. Ekspresle göndermek (mektup). Düşüncelerini belirtmek. Belli etmek. Açık etmek.
Local ingilizce tanımı, definition of Local
Local kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a local custom. Restricted to one place or region. A train which receives and deposits passengers or freight along the line of the road. A train for the accommodation of a certain district. Of or pertaining to a particular place, or to a definite region or portion of space.

Bu kısımda Local kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Local ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Local anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Local ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.