Glucoprotein türkçesi Glucoprotein nedir

  • Glükoprotein.
  • Holoprotein ve karbonhidrattan oluşan bileşik (kimya).
  • Proteinlerin karbohidratlarla birlikte oluşturdukları ve zarların yapısına giren bileşik protein. karbonhidrat zinciri, plazma zarında (glikoforin vb.) dış yüzeye doğru, çekirdek zarlarında perinükleer aralığa, mitokondri zarlarında dış kompartımana doğru, salgı glikoproteinlerinde (mukus maddesi, hormon vb.) ise genellikle reaksiyona giren tarafa doğru bulunur. glukoprotein.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Glikoprotein.
  • Proteinlerin karbonhidratlarla birlikte oluşturdukları ve zarların yapısına giren bileşik protein, glükoprotein.
  • Glukoprotein.

İngilizce Glucoprotein Türkçe anlamı, Glucoprotein eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Glucoprotein ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Erythropoietin : Eritropoietin. Eritropoetin. Erişkinde başlıca böbrek tarafından ve fetusta karaciğer tarafından salgılanan ve alyuvar üretimini uyarması için kemik iliği hücrelerine etki eden glikoprotein yapısında bir hormon. Eritropotein. Alyuvar oluşturan. Kırmızı kan hücrelerinin üretimini düzenleyen madde.

Mucin : Epitelyal veya bağ doku kaynaklı, glikoprotein ve mukoprotein karışımından oluşan mukusun ana maddesi. Sıvıdan katıya geçiş. Musin. Müsin. Mukozaları kayganlaştırıcı işleve sahip ve epitelyum hücrelerini mekanik zedelenmeye karşı koruyan, protein ve karbonhidratlardan oluşan, epiteliyal veya bağ doku kaynaklı, glikoprotein ve mukoprotein karışımından oluşan, mukusun ana maddesi yapışkan sıvı. mikroskobik kesitlerde alcian mavisi ve kolloidal demir gibi boyalarla ortaya konur.

 

Cd4 : Cd4. Fagositik hücrelerin yüzeyinde bulunan bir glikoprotein. esas olarak yardımcı t lenfositlerin ve makrofajların yüzeyinde bulunurlar.

Glycoprotein : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Proteinlerin karbonhidratlarla kovalent bağlarla birleşmesiyle oluşan zarların yapısına giren bileşik protein. Karbonhidrat ve holoprotein içeren protein.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre.

Lectin : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Baklagil tane yemleri proteinlerinde ortalama % 2-10 düzeyinde bulunan, glikoprotein yapısında, ince bağırsakta sindirim son ürünlerinin emilmesini engelleyerek antibesleme özellik gösteren ve bir karbonhidrata yaygın olarak da bir oligosakkaride çok yüksek ilgi ve özgünlükle bağlanan bir protein. Belirli karbonhidratlara bağlanan birkaç bitki proteininden herhangi biri (biyokimya). Aglutinin, fitohemaglutinin, fitoaglutinin ve protektin gibi en az iki karbohidrat bağlama bölgesine sahip, immün kökenli olmayan, bazı hücrelerin bir araya toplanmasına sebep olan, glikokonjugatları çöktüren, çeşitli bitki ve hayvanlardan elde edilmiş protein ya da glikoprotein molekülleri. Lektin.

 

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Glucoprotein synonyms : compound protein, cluster of differentiation 8, cd8, cluster of differentiation 4, abiotic factor, a cells, acacia, abo blood groups system, a chromosome, aardvarks, aardwolf, a protein, aardvark, abacus bodies, abambulacral area, mucoid, conjugated protein.