Glikoprotein nedir, Glikoprotein ne demek
Glikoprotein; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir sözcüktür.
Biyoloji'deki anlamı:
Proteinlerin karbohidratlarla birlikte oluşturdukları ve zarların yapısına giren bileşik protein. Karbonhidrat zinciri, plazma zarında (glikoforin vb.) dış yüzeye doğru, çekirdek zarlarında perinükleer aralığa, mitokondri zarlarında dış kompartımana doğru, salgı glikoproteinlerinde (mukus maddesi, hormon vb.) ise genellikle reaksiyona giren tarafa doğru bulunur. Glukoprotein.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Proteinlerin karbonhidratlarla kovalent bağlarla birleşmesiyle oluşan zarların yapısına giren bileşik protein.
Teknik terim anlamı:
Proteinlerin karbonhidratlarla birlikte oluşturdukları ve zarların yapısına giren bileşik protein, glükoprotein.
Glikoprotein hakkında bilgiler
Glikoprotein, şeker ve aminoasitlerden oluşmuş organik moleküller için kullanılan genel tanım. Canlı organizmalarda bulunan pek çok molekül glikoprotein yapısındadır. Ayrıca protein ve karbonhidratlar glikoproteinleri oluşturur. Canlı organizmalarda birçok fonksiyonu tamamlayabilirler. Ayrıca bazı hormonlar ve immun sisteminin (bağışıklık sistemi) bazı kısımları glikoproteinlere dahildir. Karbonhidratlar proteinlerle birleşerek glikoproteini oluştururlar. Oluşan bu bileşik hücre zarının yapısına katılır. Hücreye antijenlik özelliği kazandırır. Hücrelerin birbiri ile iletişimini ve hücrelerin birbirini tanımasını sağlar. Virüs, bakteri ve ilaçlar için reseptör olurlar.
Glikoprotein tanımı, anlamı
Glikoproteinozis : Glikoproteinlerin, karbonhidrat bileşenlerindeki bozuklukla belirgin bir grup kalıtsal depo hastalığı
P glikoprotein : Proksimal tubulustan az sayıda ilacın salgılanmasında rol oynayan özel bir taşıyıcı. mdr-1, çoğul ilaç rezistansı gen ürünü.
Bağışıklık sistemi : Vücuda zarar verebilecek yabancı maddeleri tanıyan ve yok etmeye çalışan hücre ve organlar, immün sistem. Organizmaya dışarıdan giren yabancı maddelere, antijenlere karşı hedef teşkil eden ve onların ortamdan uzaklaştırılmasını sağlayan T ve B lenfositler, plazma hücreleri ve makrofajların yer aldığı sistem, immün sistem. Lenf yumrusu, tonsilla, timüs, dalak, kanla ilgili düğüm, kanla ilgili-lenf yumrusu ve mide-bağırsak dokusunun bağ dokusundaki lenf folikülleri bağışıklık sisteminin oluşumlarıdır.
Kovalent bağlar : Bir ya da daha fazla elektron çiftlerinin paylaşılmasıyla moleküldeki elektronları bir arada tutan, koparılmaları için 50-200 kcal/mol gereken kuvvetli kimyasal bağlar. Bir veya daha fazla elektronun paylaşılmasıyla moleküldeki elektronları bir arada tutan, koparılmaları için 50-200 kcal/mol enerji gereken kuvvetli kimyasal bağlar.
Bileşik protein : Hidrolizleri sonucu yalnız amino asitleri değil, aynı zamanda diğer bazı organik ve inorganik bileşenleri veren protein, kompleks protein, konjuge protein. Bir veya daha çok prostetik grup içeren bir protein.
Karbonhidratlar : [Bakınız: karbohidratlar]. CX (H2O)y; şeker, nişasta gibi önemli besinleri oluşturan ve bitkilerce üretilen organik bileşikler sınıfı. Polihidroksi aldehitler veya polihidroksi ketonlarla bunların türevlerinden oluşan, her su molekülüne karşı bir karbon atomuna sahip, karbon sayısı ve kapsadığı aldehit veya keton grubuna göre adlandırılan monosakkarit, disakkarit, oligosakkarit, polisakkaritlerin türevleri gibi gruplandırılan organik bileşikler, karbohidratlar. Karbon, hidrojen ve oksijen taşıyan, CnH2n0n genel formülüyle ifade edilen, genellikle yapısal (selüloz) ve yapısal olmayan (şeker ve nişasta) nişasta, şeker, selüloz ve hemiselüloz içeren, hayvanların bağırsaklarında emilmeleri için basit şekerlere parçalanan, büyük oranda enerji sağlayan organik maddeler.
Karbohidratlar : Polihidroksi aldehitler ya da polihidroksi ketonlar ile bunların türevlerinden oluşan, her su molekülüne karşı bir karbon atomuna sahip, karbon sayısı ve kapsadığı aldehit ya da keton grubuna göre adlandırılan monosakkarit, disakkarit, oligosakkarit, polisakkarit, kompleks polisakkaritler, monosakkarit türevleri gibi gruplandırılan bileşikler. Karbohidratlar. Genel formülleri Cm(H2O)n (m>2 n>2) olan , şekerler ve ozlar olarak da bilinen polihidroksi aldehit veya polihidroksi ketonlar. Karbonhidratlar.
Glükoprotein : Glikoprotein. Proteinlerin karbohidratlarla yaptığı bir bileşik.
Kovalent bağ : Elektronların iki atom tarafından ortaklaşa kullanılmasıyla oluşan ve koparılması için 50-110 kcal/mol enerji gereken kuvvetli kimyasal bağ.
Karbonhidrat : Karbon, hidrojen ve oksijen atomlarından oluşan organik bileşiklerin genel adı.
Aminoasitler : Amino (-NH2) ve karboksil (-COOH) grupları içeren ve proteinlerin temel yapı taşları olan organik bileşikler sınıfı.
Plazma zarı : [Bakınız: hücre zarı]. Hücre zarı.
Kompartıman : Yolcu trenlerinde vagonların bölmelerle ayrılmış bölümlerinden her biri.
Karbohidrat : Karbon, oksijen ve hidrojenin birleşmesiyle meydana gelmiş olan maddeler: Şekerler, glikojen, sellüloz, nişasta.
Bağışıklık : Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla kazanılmış direnç durumu.
Proteinler : Yaklaşık %50 karbon, %25 oksijen, %15 azot, %7 hidrojen ve bazen kükürt de içeren ve amino asitlerden oluşan biyopolimer madde.
Glikoforin : Kırmızı kan hücre zarında, zar boyunca bulunan protein. Kırmızı kan hücre zarında zar boyunca bulunan glikoprotein.
Hücre zarı : Sitoplazmayı çevreleyen, 75-80 A° kadar kalınlıkta, protein, lipit ve karbohidratlardan oluşan, lipitlerin genellikle fosfolipitler hâlinde çift tabaka oluşturdukları, sıvı mozaik zar modeline göre proteinlerin lipitlere birleşik ya da az veya çok gömülü oldukları, karbohidratların oligosakkarit zincirleri hâlinde bazı lipit ve bazı proteinlere bağlı bulundukları, hücrenin alt, üst ya da yan kısımlarında çeşitli özelleşmeler gösteren, hücreyi koruyan, pek çok hücre faaliyetine katılan yarı geçirgen yapı. Organellerin etrafını çevreleyen zar ise mitokondri zarı, Golgi zarı gibi organellerin adıyla anılır. Plâzma zarı, sitoplâzmik zar, membran, biyomembran, biyolojik zar, plazmalemma. Sitoplazmayı çevreleyen, 75-80 ºA kadar kalınlıkta, protein, lipit ve karbonhidratlardan oluşan, hücreyi koruyan, pek çok hücre faaliyetine katılan yarı geçirgen yapı, plazma zarı, plazmalemma. Hücreleri dıştan kesintisiz çevreleyen, metabolik olaylarda görev alan ve elektron mikroskobunda üç katman hâlinde gözlenen birim zar yapısında organellerden biri, plazma zarı, sitoplazmik zar, plazmalemma, birim zar.
Mitokondri : Hücrede enerji üretiminden sorumlu olan ve oksijenli solunumun gerçekleştiği organcık.
Hormonlar : İç salgı bezleri ve bazı dokularca üretilen, kan dolaşımı ile vücuda dağılarak organların ve diğer iç salgı bezlerinin işlevlerini koordine eden estrojen, insulin, testosteron gibi kimyasal haberciler.
Diğer dillerde Glikoprotein anlamı nedir?
İngilizce'de Glikoprotein ne demek ? : glycoprotein, glucoprotein

Bu kısımda Glikoprotein nedir? Glikoprotein ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Glikoprotein tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Glikoprotein hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.