Glikoproteinozis nedir, Glikoproteinozis ne demek
Glikoproteinozis; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Glikoproteinlerin, karbonhidrat bileşenlerindeki bozuklukla belirgin bir grup kalıtsal depo hastalığı.
Glikoproteinozis anlamı, tanımı
Glikoprotein : Proteinlerin karbohidratlarla birlikte oluşturdukları ve zarların yapısına giren bileşik protein. Karbonhidrat zinciri, plazma zarında (glikoforin vb.) dış yüzeye doğru, çekirdek zarlarında perinükleer aralığa, mitokondri zarlarında dış kompartımana doğru, salgı glikoproteinlerinde (mukus maddesi, hormon vb.) ise genellikle reaksiyona giren tarafa doğru bulunur. Glukoprotein. Proteinlerin karbonhidratlarla birlikte oluşturdukları ve zarların yapısına giren bileşik protein, glükoprotein. Proteinlerin karbonhidratlarla kovalent bağlarla birleşmesiyle oluşan zarların yapısına giren bileşik protein
Kalıtsal depo hastalığı : Kalıtsal nedenlerle protein, karbonhidrat veya yağları parçalayan enzimlerin yetersizlikleri sonucu bu maddelerin hücrelerde birikiminden kaynaklanan hastalık grubu.
Depo hastalığı : Karbonhidrat, yağ ve protein gibi maddelerin hücrelerin bir kısmında normal dışı miktarlarda birikmesiyle belirgin, doğuştan veya kazanılmış nedenlerle oluşan metabolizma hastalığı, tezaurismozis, tezaurozis.
Karbonhidrat : Karbon, hidrojen ve oksijen atomlarından oluşan organik bileşiklerin genel adı.
Bozukluk : Bozuk olma durumu. Bozuk para.
Belirgin : Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.
Kalıtsal : Kalıtımsal.
Hastalı : Hastalıklı.
Bileşen : Bir bileşke oluşturan kuvvetlerin her biri.
Karbon : Atom numarası 6, atom ağırlığı 12 olan, doğada elmas, grafit gibi billurlaşmış veya maden kömürü, linyit, antrasit gibi şekilsiz olarak bulunan, canlı varlıkların aslını oluşturan ve yandıktan sonra kömür durumuna geçen element (simgesi C).
Karbo : Odun kömürü, bitkisel ya da hayvansal kömür.
Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.
Bozuk : Bozulmuş olan. Kızgın, sıkıntılı. Madenî para, bozuk para. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık.
Kalıt : Miras. Görenekler yoluyla yerleşmiş olan tutum veya davranış biçimi. Kalıtım yoluyla geçmiş olan şey.
Bile : Da, de, dahi. Birlikte. Üstelik.
Kalı : Halı.
Depo : Korunmak, saklanmak veya gerektiğinde kullanılmak için bir şeyin konulduğu yer, ardiye. Ordu mallarının saklandığı, bakımlarının yapıldığı yer, debboy. Bir malın toptan satıldığı ve çokça bulunduğu yer.
Grup : Küme. Çeşitli sınıf veya birliklere bağlı elemanların, belirli bir taktik görevi gerçekleştirmek üzere, tek komutanın emri altında birleştirilmesinden oluşan kıta topluluğu. Görüşleri, çıkarları bir olan kimseler bütünü, ekip. Ortak özellikleri olan varlıklar, nesneler bütünü.
Beli : Evet.
Diğer dillerde Glikoproteinozis anlamı nedir?
İngilizce'de Glikoproteinozis ne demek ? : glycoproteinosis

Bu kısımda Glikoproteinozis nedir? Glikoproteinozis ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Glikoproteinozis tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Glikoproteinozis hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.