Mitokondri nedir, Mitokondri ne demek

Mitokondri; bir biyoloji terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Hücrede enerji üretiminden sorumlu olan ve oksijenli solunumun gerçekleştiği organcık

Biyoloji'deki anlamı:

(Yun. mitos: iplik; chondron: tane) Ökaryot hücrelerin sitoplâzmasında bulunan, iki zarla çevrili olup iç zarı içe doğru krista denen uzantıları meydana getiren, Krebs devri ve oksidatif fosforilâsyon olaylarının yapıldığı ve sonuçta ATP'nin oluştuğu, küçük halkasal DNA'sı ve ribozomları olan bir organel.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Hücrede enerji üretiminden sorumlu olan ve oksijenli solunumun gerçekleştiği organel.

İngilizce'de Mitokondri ne demek? Mitokondri ingilizcesi nedir?:

mitochondrion

Fransızca'da Mitokondri ne demek?:

mitochondrie

Mitokondri hakkında bilgiler

Mitokondri, hücre organelerinden biridir. Yunanca mitos (iplik) ve khondrion (tane) sözcüklerinden türetilmiştir. Boyları 0,2-5 mikron arasında değişir. Şekilleri ise ovalden çubuğa kadar değişkenlik göstermektedir. Bazı hücreler tek bir büyük mitokondri içerebilse de çoğunlukla büyük sayılarda bulunurlar. Sayıları hücrenin enerji ihtiyacına göre değişir. Özellikle kas ve sinir hücreleri gibi enerji ihtiyacı fazla olan hücrelerde çok sayıda mitokondri bulunur. Bir karaciğer hücresinde sayıları 2500 civarına ulaşabilir.

 

Mitokondride 4 kısım vardır. Bunlar dış zar, iç zar, zarlararası (periferal) bölge ve matriksdir. Dış zar iç zara göre daha kalındır ve porin denilen taşıyıcı proteinler bulundururlar. Mitokondri içerisine girecek maddeler porinlerle alınırlar. İç zar dış zara göre daha seçici geçirgen yapıdadır. Dış ve iç zar arasındaki bölgeye periferal bölge adı verilir. İç zar mitokondri matriksine doğru girintiler yaparak krista denilen yapıları oluşturur. Kristalar kese, boru, tüpçük, zigzag gibi çeşitli şekillerde olabilirler. Kristaların mitokondri eksenine uzanma biçimleri genel olarak enine olmakla birlikte, boyuna ve çapraz olarak da olabilir. İç zar üzerinde solunumda görev alan ETS proteinleri bulunur. Bu sebeple enerji ihtiyacı fazla olan hücrelerin mitokondrilerindeki krista sayısı daha fazladır. İç zar üzerinde elementer partikül ( Racker partikülü) denilen yapılar vardır. Bu yapıların iç zarla bağlantılı olan bir sap bölgesi ve buna bağlı baş bölgesi vardır. Baş bölgesinde kimyasal enerjiden ATP sentezi gerçekleştiğinden bu bölgeye ATPozom ismi verilmektedir. Matrikste organel proteinlerinin 2/3'ü bulunur.

Endosimbiyoz Kurama göre mitokondriler, uzun zaman önce, büyük hücrelere geçebilen tek canlı organizmalardı. Fakat hücre içindekilere göre enerjiyi daha verimli ayrıştırabildiklerinden dolayı içine geçtikleri hücrelere çok fayda sağladılar ve zamanla hücrelerin kalıcı birer parçası haline dönüştüler. Buna rağmen, kendi genetik bilgilerini taşır ve içinde bulundukları hücrelerden bağımsız bir şekilde bölünürler. Yani mitokondri, kendini çekirdek bilgisi dahilinde eşleyebilir.

 

Mitokondriler kalıtımsal olarak yavruya annesinden geçer, babadan gelen spermlerin bu konuda yavruya hiçbir katkısı yoktur.

Mitokondri anlamı, kısaca tanımı:

Hücre : Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Küçük oda.

Enerji : Manevi güç. Organların çalışabilmesi ve vücut ısısının sürdürülebilmesini sağlayan besin ögelerinin oluşturduğu güç. Maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde ortaya çıkan güç, erke.

Solunum : Bütün canlılarda, oksijen alıp karbondioksit verme biçiminde görülen hareket, teneffüs. Bitkilerde geceleri oksijen alıp karbondioksit verme, gündüzleri ise karbondioksit alıp oksijen verme biçiminde görülen hareket.

Gerçek : Temel, başlıca, asıl. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Gerçeklik. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Yalan olmayan. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Doğruluk. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat.

Organ : Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş.

Üretim : Belirli faaliyet ve işlemler sonucu yeni bir mal veya hizmet meydana getirme, istihsal, tüketim karşıtı.

Sorumlu : Üstüne aldığı veya yaptığı işlerden dolayı hesap vermek zorunda olan, sorumluluk taşıyan (kimse), mesul.

Oksijenli : Oksijenli su ile sarartılmış (saç). Birleşiminde oksijen bulunan.

Yunan : Yunanistan'da yaşayan veya Yunanistan halkından olan kimse, Yunanistanlı, palikarya.

Sözcük : Kelime.

Türe : Adalet.

Mikron : Bir metrenin milyonda biri, milimetrenin binde biri, mikrometre.

Mitokondriyal kalıtım : Sitoplazmik kalıtım.

Mitokondriyon : Ökaryotik hücre sitoplazmasında enerjiyle ilgili ATP’den ADP ve inorganik fosfat oluşturarak enerji açığa çıkaran ve sitoplazmada DNA maddesini bulunduran, bölmelerinin yapısına göre krista ve tubulus tipi mitokondriyonlar diye ikiye ayrılan zarsı organel.

Mitokondriyum : (biyoloji) (Yun. mitos=iplik, Yun.khondros = tane) Sitoplâzma içinde bulunan ve tane, iplik ya da çomak biçimlerinde olabilen organeller.