Glycogens türkçesi Glycogens nedir

Glycogens ingilizcede ne demek, Glycogens nerede nasıl kullanılır?

Glycogen granules : Kas ve karaciğer hücrelerinin sitoplazmasında depolanan besin maddelerinden olan, pas ve karmin boyasıyla tanınan inklüzyon biçimindeki karbonhidrat tanecikleri. elektron mikroskobunda glikojen ya alfa taneciklerin oluşturduğu kümeler veya beta taneciklerin oluşturduğu tek tek tanecikler biçiminde gözlemlenir. Kas ve karaciğer hücrelerinin sitoplazmasında depolanan, özel bir düzenleniş gösteren (alfa, beta, gama partikülleri) ve glikojen kapsayan granüller. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Glikojen granülleri.

Glycogen phosphorylase : Glikojen fosforilaz. Glikojen molekülünün alfa-1-4-glikozidik bağlarını hidrolize eden ve glikoz-1-fosfat oluşturan enzim. glikojen metabolizmasının düzenleyici enzimlerinden biri.

Glycogen storage disease : Glikojen depo hastalığı. Glikojen metabolizmasında veya taşınmasında rol oynayan enzimlerin doğuştan yetersizliği veya yapısal bozukluğu sonucu ortaya çıkan bir grup kalıtsal hastalık, glikojenozis.

Glycogen synthetase : Glikojen sentetaz. Büyüyen glikojen zincirine glikoz eklenmesini katalizleyen enzim. Glikojen çekirdeğine glikozidik bağla glikoz moleküllerini ekleyen enzim. glikojen metabolizmasının düzenleyici enzimlerinden biri. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Glycogen : Glükojen. Omurgalılarda kasta ve karaciğerde depolanan, gereğinde glikoz-1-fosfat'a parçalanarak kullanılacağı yere sevk edilen, glikoz moleküllerinin yan yana gelmesiyle oluşan dallı polisakkarit zinciri. Hayvansal nişasta. Glikoz moleküllerinin alfa glikozitik bağlarla bağlanmasıyla hayvanların karaciğerinde oluşan, organizma gereksinim duydukça hazır enerji kaynağı olarak kullanılmak üzere glikoza parçalanan, aynı zamanda hayvansal nişasta olarak da adlandırılan bir polisakkarit. Glikojen. Hayvan dokularında bulunan dekstroza dönüştürülebilen nişastaya benzeyen madde. Glikoz monomerlerinden oluşan dallı polisakkarit zinciri. omurgalılarda kasta ve karaciğerde depolanan, glikoz fosfata parçalanarak kullanılacağı yerlere sevk edilen bir depo maddesi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Bovine generalized glycogenesis : Shorthorn ve brahman ırkı sığırlarda görülen, insanların pompe hastalığına benzeyen, 1, 4 glikozidaz enziminin yetersizliğine bağlı olarak oluşan bir çeşit glikojen depo hastalığı. kaslarda ve sinir sisteminde yaygın glikojen birikimiyle klinik olarak gelişme bozukluğu, eş güdüm bozukluğu, kaslarda güçsüzlük ve ayağa kalkamama biçimlenir. Sığırların generalize glikojenozis ıı hastalığı.

Glycogenic : Monosakkaritlerden glikojen oluşumu ile ilgili. Glikojene ait veya ilgili. Glikojeneziyle ilgili. Glikojenik. Glikojene ilişkin.

Glycogenolysis : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Glikojenoliziz. Karaciğer ve kas hücrelerde depo edilen glikojenin fosforilaz enzimiyle glikoza yıkılma süreci. bu süreçte epinefrin ve glukagon etkindir. Glikojenin glikoza yakılması. Glikojenin glukoza yıkılması. Enzimatik etkinlikler aracılığı ile glikojeni glikoza ayırmak (kimya). Özellikle karaciğer ve kas hücrelerindeki glikojenin glikoza dönüşmesi reaksiyonları. epinefrin salgısmın artması ya da sinir hücrelerinin uyarılması kalsiyum iyon konsantrasyonunu artırarak sitoplazmada camp'nin artmasına sebep olur ve glikojen parçalanması reaksiyonlarını artırır. Glikojenoliz.

 

Glycogenic amino acids : Glikojenik amino asitler. Piruvik asit veya sitrik asit döngüsü ara metabolitlerine dönüşebilen karbon iskeletine sahip dolayısıyla glikoz ve glikojen üretiminde kullanılan amino asitler, glikoplastik amino asitler.

Glycogeny : Glikogenez. Kasta ve karaciğerde glikozdan glikojenin sentezlenmesi olayı.

İngilizce Glycogens Türkçe anlamı, Glycogens eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Glycogens ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Glycogen : Glikoz moleküllerinin alfa glikozitik bağlarla bağlanmasıyla hayvanların karaciğerinde oluşan, organizma gereksinim duydukça hazır enerji kaynağı olarak kullanılmak üzere glikoza parçalanan, aynı zamanda hayvansal nişasta olarak da adlandırılan bir polisakkarit. Glikoz monomerlerinden oluşan dallı polisakkarit zinciri. omurgalılarda kasta ve karaciğerde depolanan, glikoz fosfata parçalanarak kullanılacağı yerlere sevk edilen bir depo maddesi. Omurgalılarda kasta ve karaciğerde depolanan, gereğinde glikoz-1-fosfat'a parçalanarak kullanılacağı yere sevk edilen, glikoz moleküllerinin yan yana gelmesiyle oluşan dallı polisakkarit zinciri. Hayvansal nişasta. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hayvan dokularında bulunan dekstroza dönüştürülebilen nişastaya benzeyen madde.

Polysaccharide : Polisakarid. Monosakkarit birimlerinin dallı ya da hat şeklinde birleşmesi ile oluşan, nişasta, glikojen, glikan vb. gibi yüksek molekül ağırlıklı karbohidrat sınıfı. Polisakkarid. Genellikle on monosakkarit ünitesinden daha fazla monosakkaritin glikozidik bağlarla bağlanmasıyla oluşan düz zincirli veya dallanmış, nişasta, glikojen, selüloz, inulin gibi yüksek molekül ağırlıklı karbohidrat sınıfı. Çok sayıda monosakkarit molekülünün birleşmesinden oluşan kompleks yapıdaki organik bileşik. Nişasta. Poliozid. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Polisakkarit. Polisakarit.

Granulose : Pürüzlü. Granüloz. Tanecikli. Damarlı. Hayvansal nişasta. Granüllü. Taneli.

Animal starch : Glikoz monomerlerinden oluşan dallı polisakkarit zinciri. omurgalılarda kasta ve karaciğerde depolanan, glikoz fosfata parçalanarak kullanılacağı yerlere sevk edilen bir depo maddesi.

Glycogens synonyms : polyose.