Gobos türkçesi Gobos nedir

  • İstenmeyen seslerden korumak için mikrofon etrafına takılan alet.
  • Fazla ışık veya parlamadan korumak için fotoğraf makinesi veya video kamera lensleri etrafına takılan siyah ekran.
  • Mikrofonda istenmeyen sesleri temizleyen gereç.
  • Gobo.
  • Mercek siperi.
  • Mikrofon siperi.

Gobos ingilizcede ne demek, Gobos nerede nasıl kullanılır?

Gobo : İstenmeyen seslerden korumak için mikrofon etrafına takılan alet. Işık örtüsü. Mikrofonda istenmeyen sesleri temizleyen gereç. Mikrofon siperi. Işık kaynağının önüne getirilerek görünçlüğe düşecek ışık niceliğini düzenleyen, ışığın alıcıya doğrudan doğruya ulaşmasını önleyen ya da özel aydınlatma etkileri sağlayan saydamsız yüzey. Mercek siperi. Fazla ışık veya parlamadan korumak için fotoğraf makinesi veya video kamera lensleri etrafına takılan siyah ekran. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Goboes : Gobo. İstenmeyen seslerden korumak için mikrofon etrafına takılan alet. Fazla ışık veya parlamadan korumak için fotoğraf makinesi veya video kamera lensleri etrafına takılan siyah ekran.

Cargoboat : Yük gemisi. Yük, mal taşımı yapan gemi.

Shut your gob : Kapa çeneni. Sus.

Gob : Tükürük. Kütle. Eski üretim alanı. Denizci. Ağız. Bahriyeli. Küme. Gemici. Pıhtı.

Gobbler : Lüp lüp yiyen kimse. Baba hindi. Çabucak yiyen kimse. Çabuk çabuk yiyen kimse.

 

Gobbet : Et parçası. Lokma. Parça (et).

Gobbled : Hindi gibi sesler çıkarmak. Yalayıp yutmak. Yutmak. Silip süpürmek. Çabuk çabuk yemek. Gulu gulu. Çabuk yemek. Atıştırmak. Acele yemek. Hindi sesi çıkarmak.

Gobbledegook : Karmaşık ve komik bir dil kullanarak yazma. Karmaşık ifadeler ve süslü sözlerle yazılan yazı. Belirsiz bürokrasi dili. Karmaşık ve anlaşılması zor dille yazılmış yazı. Anlaşılmaz bürokratik meslek argosu.

Gobblers : Baba hindi. Lüp lüp yiyen kimse. Çabucak yiyen kimse.

İngilizce Gobos Türkçe anlamı, Gobos eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gobos ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Loads : Büyük miktar. Bir sürü. Çok. Çok fazla. Büyük sayı. Düzineler.

Wads : Pamukla doldurmak. Vatka koymak. Tıkamak.

Piles : Basur. Emoroitler. Mayasıl. Hemoroit. Hemoroid. Basur memesi.

Slews : Çevirmek. Dönmek. Döndürmek. Fazla miktar. Devretmek. Bataklık arazi. Yığın. Çok miktar. Çevirme. Devir yaptırmak.

Dozens : Düzineler. Oldukça fazla sayıda (örneğin, ı have made dozens (many) new friends {oldukça fazla yeni arkadaşım oldu}). Çok sayıda. Çok fazla. Düzinelerce. Pek çok (örneğin, ı have told you dozens of times {sana pek çok defa söyledim}).

Gobo : Işık örtüsü. Işık kaynağının önüne getirilerek görünçlüğe düşecek ışık niceliğini düzenleyen, ışığın alıcıya doğrudan doğruya ulaşmasını önleyen ya da özel aydınlatma etkileri sağlayan saydamsız yüzey. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Scores : Çok sayıda. Çok sayı. Skorlar.

Oodles : Çok fazla miktar. Pek çok. Çok büyük miktar. Bolluk. Büyük miktar.

Rafts : Yığın. Büyük miktar. Sal.

Gobos synonyms : large indefinite amount, large indefinite quantity, heitor villa lobos, goboes, stacks, heaps, lashings, tons, lots, scads.