Wads türkçesi Wads nedir

  • Tıkamak.
  • Pamukla doldurmak.
  • Vatka koymak.

Wads ile ilgili cümleler

English: My wife has the strange habit of pilfering wads of toilet paper from public restrooms.
Turkish: Karımın kamu tuvaletlerinden tuvalet kağıdı tomarlarını aşırmak gibi tuhaf alışkanlığı var.

Wads ingilizcede ne demek, Wads nerede nasıl kullanılır?

Wadset : Mortgage. İpotek. Teminat. Rehin. İskoç kanunlarında ipotek.

Wadsetter : İpotekli alan kimse. Mortgage ile alan. Teminatla alan kimse (iskoç yasası). Rehinli alan. Adına ipotek ettirilen alacaklı.

Tightwads : Missouri eyaletinde yerleşim yeri. Cimri veya pinti tip. Eli sıkı kimse. Pinti. Cimri.

A wad of gum : Pabuç kadar ciklet.

Cotton wad : Hidrofil pamuk.

Waddie : Ağır sopa. Ağır çubuk. Baston (avustralya argosu). Kovboy. Sığırlarla uğraşan erkek (batı abd argosu). Avustralyalı aborijinler tarafından kullanılan topuz. Sığırtmaç. Sığır çobanı.

Wad : Pamukla doldurmak. Tıkamak. Tomar yapmak. Vatka koymak. Tıpa. Tampon. Demet. Tapa. Deste. Tutam.

Wadding : Kıtık. Yastık yapma. Tela. Tampon. Yastık içi. Tıkaç. Yastık yaparak. Dolgu. Vatka.

Waddies : Ağır sopa. At hırsızı. Ağır sopa ile vurmak. Sığır hırsızı. Baston (avustralya argosu). Sığırlarla uğraşan erkek (batı abd argosu). Sığırtmaç. Avustralyalı aborijinler tarafından kullanılan topuz. Kovboy. Sığır çobanı.

 

Wadded : Tomar yapılmış. Sıkıştırılarak tepilmiş. Zengin. Varlıklı (argo terim). Varsıl.

İngilizce Wads Türkçe anlamı, Wads eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wads ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scads : Bir dolu. Büyük miktarda (argo terim). Bir çok. Çok fazla. Hayli. Çok sayıda. Sürüsüne bereket.

Clods : Sersem. Çamur parçası. Budala (argo terim). Tıkanmak. Toprak parçası. Toprak. Toprak veya çamur parçası. Kesek. Ahmak.

Oodles : Pek çok. Büyük miktar. Çok fazla miktar. Çok büyük miktar. Bolluk.

Gobs : Fıska. Pıhtı. Gemici. Kütle. Bahriyeli. Küme. Tükürük. Denizci er. Denizci. Ağız.

Tons : Yığın.

Bungs : Fırlatmak. Fıçı tapası. Ağzını tıpa ile kapamak. Tapalamak. Tıpalamak. Hırpalamak. Savurmak. Dövmek. Tıpa.

Bunged : Fırlatmak. Savurmak. Tıpalamak.

Stacks : Dos üzerinde mevcut program ile ilgili bilginin depolanması amaçlı ayrılmış alan (bilgisayar).

Bunging : Ağzını tıpa ile kapamak. Savurmak. Tıpalamak. Fırlatmak. Tapalamak. Dövmek. Tapa. Hırpalamak. Tıpa.

Calks : Buzmıhı gemi. Kalafat etmek. Kalafatlamak. Başlı buz çivisi.

Wads synonyms : large indefinite quantity, large indefinite amount, calk, piles, heaps, blocks, bung up, slews, chock, wad, lots, choke up, scores, chokes, dozens, clod, block up, pad, block, rafts, loads, choke, bung, lashings.