Gonopore türkçesi Gonopore nedir

  • Eşey organlarının vücut dışına açıldığı delik, gonopor.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Eşey organlarının vücut dışına açıldığı delik. gonopor.
  • Gonopor.
  • Eşey açıklığı.

Gonopore ingilizcede ne demek, Gonopore nerede nasıl kullanılır?

Gonopores : Gonopor.

Gonopodium : Poeciliidae, horaichthyidae and embiotocidae gibi balık ailelerinde dişilere sperm aktarma için kullanılan ve erkek bireylerin anüs yüzgecinin ön tarafında yer alan bir ışının modifikasyonuyla oluşmuş üreme organı. Lebistesgiller'in (poecilidae) erkeklerinde olduğu gibi, anal yüzgecin değişimiyle oluşmuş çiftleşme organı. böceklerde, kırkayak ve çıyanlarda erkeğin klasperi. Gonopodyum.

Gonoph : Hırsız. Kapkaççı.

Gonophore : Gonofor. Tohum taşıyıcısı (botanik, zooloji). Hidrozoon kolonilerinde üreme ile yükümlü zooid. Hidrozoon kolonilerinde üremeyle ilgili zooid.

Gonophs : Kapkaççı. Hırsız.

Gonocele : Gonosel. Spermatosel.

Gonocyte : Eşey hücresi. Gonosit. Gelişen hücre. Hücre tomurcuğu.

Gonococci : Gonokok. Belsoğukluğuna neden olan bakteri.

Gonococcus : Belsoğukluğu mikrobu. Gonokok. Gonokokus. Belsoğukluğuna neden olan bakteri.

Gonococcal : Belsoğukluğu ile ilgili. Belsoğukluğuna neden olan bakteriyle ilgili. Gonokokal. Gonokokla ilgili.

 

İngilizce Gonopore Türkçe anlamı, Gonopore eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gonopore ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abiotic environment : Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Cansız çevre.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Acacia : Akasya. Arap zamkı. Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Mimoza.

Stalk : Sessizce yaklaşmak. Sezdirmeden izleyip avlamak. Sap. Avı gizlice takip etmek. Sinsi sinsi izlemek. Uzun adımlarla yürümek. Sarmak (hayaletler vb.). Gizlice sokulmak. Kol gezmek. Sinsice izlemek.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.

 

Aardvarks : Yer domuzugiller. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Gonopore synonyms : gonopores, aardwolf, abiotic factor, abductor muscle, aardvark, a cells, genital por, a chromosome, stem, abo blood groups system.