Good manufacturing practices türkçesi Good manufacturing practices nedir

  • İyi üretim uygulamaları.
  • İyi imalat uygulamaları.
  • Bir malın kalitesi, üretimin güvenilirliği ve devamlılığı gibi her türlü önlemin alınması.
  • Doğru üretim uygulamaları.
  • İktisat alanında kullanılır.

Good manufacturing practices ingilizcede ne demek, Good manufacturing practices nerede nasıl kullanılır?

Good : Yarar. Çıkar. Hayır. Doğruluk. Uslu. Sağlam. Sağlamlaştırmak. İyi. Hayırlı. Menfaat.

Manufacturing : İşleme. Üretim. Yapımcılık. Bir ticari yemin satışa sunulması için öğütülmesi, ezilmesi, karılması veya karıştırılması veya daha ileri derecede işlenmesı. İmal etmek. Yapma. Üretmek. Hammaddelerin veya aramalların (yarı mamul malların) bileşimi, niteliği, durumu veya biçiminin değiştirilerek işlenmiş mallara dönüştürülmesi. Uydurmak. Yapım.

Practices : İcraat. Pratik yapmak. Çalışmak. Adet edinmek. Alıştırma yapmak. Yapılan işler. Dolap çevirmek. Uygulmak. Gerçekleştirmek. Etmek.

Good manufacturing practices document : İyi imalat uygulamaları belgesi. Bir üretim tesisinde iyi imalat uygulamaları yapıldığına ilişkin yetkili makamlarca verilen belge.

Good manufacturing practice : İyi üretim uygulamaları. Gmp. İyi üretim teknikleri. Kullanılan katkı maddesinin beklenilen teknolojik etkiyi sağlayan en az miktarı. iyi üretim teknikleri. Gıdaların üretimi sırasında ortaya çıkabilecek gıda kalitesi ve güvenliğiylele ilgili sorunları en aza indirmek için uyulması gereken işlemlerin toplamı, gmp. İyi üretim uygulaması. İyi üretim teknikleri. guanozin monofosfat.

 

Best manufacturing practices : Hükümet öncülüğünde sanayi ve akademik kuruluşlardan oluşan özel ve kamu kuruluşlarının birlikte etkin bir biçimde çalışmasını esas alan etkin takım ve ortaklık stratejilerinin uygulanması, geliştirilmesi amacıyla hazırlanan bir hükümet programı. Eniyi imalat uygulamaları.

İngilizce Good manufacturing practices Türkçe anlamı, Good manufacturing practices eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Good manufacturing practices ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Good manufacturing practice : Gmp. Kullanılan katkı maddesinin beklenilen teknolojik etkiyi sağlayan en az miktarı. iyi üretim teknikleri. Gıdaların üretimi sırasında ortaya çıkabilecek gıda kalitesi ve güvenliğiylele ilgili sorunları en aza indirmek için uyulması gereken işlemlerin toplamı, gmp. İyi üretim teknikleri. guanozin monofosfat. İyi üretim teknikleri. İyi üretim uygulaması.

 

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Good manufacturing practices synonyms : a shift in supply, abnormal budget, a change in individual demand, a pass through certificate, a group shares, a type mutual funds, a change in supply.