Practices türkçesi Practices nedir

  • Uygulanan yöntemler.
  • Etmek.
  • Uygulmak.
  • Alışkanlık haline getirmek.
  • Yapmak.
  • Pratik yapmak.
  • İcraat.
  • Dolap çevirmek.
  • Çalışmak.
  • Uygulamalar.
  • Yapılan işler.
  • Adet edinmek.
  • Entrika çevirmek.
  • Deneyim kazanmak.
  • Alıştırma yapmak.
  • Gerçekleştirmek.

Practices ile ilgili cümleler

English: Ali practices the piano every day.
Turkish: Ali her gün piyano çalışır.

English: Ali practices playing the violin at least thirty minutes every day.
Turkish: Ali her gün en az otuz dakika keman çalmayı pratik yapar.

English: Ali practices the piano three hours a day.
Turkish: Ali günde üç saat piyano çalışır.

English: Ali practices speaking French every chance he gets.
Turkish: Ali yakaladığı her fırsatta Fransızca konuşmayı pratik yapar.

English: Ali practices playing the bassoon every day.
Turkish: Ali her gün fagot çalarak pratik yapar.

Practices ingilizcede ne demek, Practices nerede nasıl kullanılır?

Good manufacturing practices document : İyi imalat uygulamaları belgesi. Bir üretim tesisinde iyi imalat uygulamaları yapıldığına ilişkin yetkili makamlarca verilen belge.

Best manufacturing practices : Hükümet öncülüğünde sanayi ve akademik kuruluşlardan oluşan özel ve kamu kuruluşlarının birlikte etkin bir biçimde çalışmasını esas alan etkin takım ve ortaklık stratejilerinin uygulanması, geliştirilmesi amacıyla hazırlanan bir hükümet programı. Eniyi imalat uygulamaları.

 

Corrupt practices : Hatalı uygulamalar. Kanunsuz işler.

Examples and practices : Örnekler ve tanıtımlar.

Global good agriculture practices : Küresel iyi tarım uygulamaları. Bangkok’ta sekincisi gerçekleştirilen küresel konferansta alınan kararla avrupa iyi tarım uygulamaları yerine 2007 yılında oluşturulan iyi tarım uygulamaları ölçünleri.

Unfair labor practices : Haksız işgücü uygulamaları. Adil olmayan işgücü uygulamaları.

Restrictive business practices : Bulgunun işletilmesi için verilen özel izinde, tecimle ilgili kimi sınırlamaların yapılması. Kısıtlı tecim uygulaması. Kısıtlayıcı ticari uygulamalar.

Sharp practices : Şüpheli iş. Belirsiz iş. Dalavere. Hileli işler.

Practice effect : Alıştırma etkisi. Pratik yapma etkisi. Uygulama etkisi. Önceden uygulanan bir testle ilgili olarak edinilen deneyin, daha sonra uygulanan aynı ya da benzeri test sonuçları üzerindeki etkisi.

Good manufacturing practices : Bir malın kalitesi, üretimin güvenilirliği ve devamlılığı gibi her türlü önlemin alınması. İyi imalat uygulamaları. Doğru üretim uygulamaları. İyi üretim uygulamaları.

İngilizce Practices Türkçe anlamı, Practices eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Practices ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Carry on : İşi sürdürmek. Kızgınlıktan bağırıp çağırmak. Devam ettirmek. Aşırı bir şekilde davranmak. Şamata etmek. Varlığını sürdürmek. Yürütmek. İlişkisi olmak. Sürdürmek.

 

Featherbedding : Sendikalarca çalışanların korunması. Kuş tüyü yatakta yatırma.

Practice : İdman. Uygulama. Bir düşünceyi, bir ilkeyi ya da, bir kuramı gerçekleştirme işi. öğrencilerin kuramsal olarak öğrendikleri ilke ve yasaların derslik içinde ya da dışında doğrulanması için yapılan çalışmalar. öğretmen adaylarının çevrelerindeki okullara giderek türlü öğretim yöntem ve tekniklerini belli bir programa göre kullanmaları.

Execute : İnfaz etmek. İdam etmek. Bir hükmü infaz etmek. Tatbik etmek. İnfaz etmek (bir yargıyı). Sergilemek. Çalmak. Yürütmek.

Matter of fact : İspatı gereken konu. Duygusuz. Üzerinde tartışma yaratan mesele. Olgu. Soğukkanlı. Maddi. Maddi konu. Bir muamma. Vaka. Gerçekçi.

Callisthenics : Jimnastik. Beden eğitimi.

Realistic : Gerçekçiliğe ilişkin. Gerçekçi. Realist. Gerçeğe uygun. Uygun.

Functioned : Faaliyette bulunmak. İş görmek. İşlevini yerine getirmek. Fonksiyonlarını yerine getirmek. Fonksiyon. İşlev görmek. Görev yapmak. Fonksiyonunu yerine getirmek. Çalışmak (makine).

Naturism : Çıplak yaşama öğretisi. Nüdizm. Giysi gitmeme alışkanlığı. Toplumsal kuruluşların ve yaşayış biçiminin doğaya dönük olmasını amaç edinen öğreti. Doğacılık. Çıplak yaşama.

Popery : Katoliklik. Papalık. Papacılık (kötü). Katoliklik (kötü).

Practices synonyms : papism, ornamentalism, systematism, biologism, occult arts, maneuver, demur, functionate, connive, peonage, achieved, routinizes, costs, performances, commit, operable, functions, endeavoured, cross dressing, slavery, play politics, concocted, doth, gerrymander, cabals, carve out, pragmatic, unimaginative, act, endeavour, transvestitism, see life, achieving.

Practices zıt anlamlı kelimeler, Practices kelime anlamı

Inactivity : Avarelik. Durgunluk. Tesirsizlik. Tembellik. Üşengeçlik. Etkisizlik. Hareketsizlik.

Unserviceable : İşe yaramaz. Kullanışsız. Yaramaz. Gayrifaal. Hizmete elverişsiz. Kullanım dışı. Yararsız. Faydasız. Kullanılamaz. Kullanılmayan.

Impractical : Kullanışlı olmayan. Pratik olmayan. Elverişsiz. Uygulanamaz. Yapılamaz. Beceriksiz. Kullanışsız. Pratikten yoksun. Mantıksız. Saçma.

Practices antonyms : abstract, impossible, unrealistic, impracticality.