Got lost türkçesi Got lost nedir

  • Yolunu kaybetti.
  • Kaybetmek.
  • Kayboldu.
  • Sürüden ayrıldı.
  • Yanlış yere yerleştirildi.

Got lost ile ilgili cümleler

English: He got lost in the city.
Turkish: O şehirde kayboldu.

English: Ali got lost inside the manor.
Turkish: Ali malikanede kayboldu.

English: Ali got lost in Boston.
Turkish: Ali Boston'da kayboldu.

English: He got lost in the park.
Turkish: O, parkta kayboldu.

English: He got lost on his way to the village.
Turkish: Köye giderken kayboldu.

Got lost ingilizcede ne demek, Got lost nerede nasıl kullanılır?

Got : Yaptırmak. Başlamak. Ele geçirmek. Yalanını çıkarmak. Kavramak. Elde etmek. Öldürmek. Gelmek. Başına gelmek. İdrak etmek.

Lost : Yitirilmiş. Boşa gitmiş. Dalgın. Geçmiş. Zayi. Kaybedilmiş. Değerlendirilmemiş. Mahvolmuş. Kendini kaybetmiş. Kaçırılmış.

Got married : Nikah yaptı. Evlenmiş. Evlendi. Evlendirildi.

Got up : Kalktı. Yataktan kalktı. Uyandı. Ayağa kalktı.

Got used to : Alışmak.

Be lost : Heba olmak. Kaybettirmek. Yitmek. Tantuna gitmek. Ortadan kaybolmak. Araya gitmek. Kaybolmak. Zayi olmak. Elden gitmek.

Become lost : Kaybolmak.

İngilizce Got lost Türkçe anlamı, Got lost eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Got lost ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Forfeits : Zarar. Bedel. Ceza olarak kaybetme. İhmalden dolayı kaybedilen şey. Yoksun kalmak. Ceza olarak kaybetmek. Bir hakkınından mahrum kalmak. Ceza olarak vermek.

Forfeit : Ceza. Bir hakkınından mahrum kalmak. Zarar. Yoksun kalmak. İhmalden dolayı kaybedilen şey. Bedel. Ceza olarak kaybetmek. Ceza olarak vermek. Ceza olarak kaybetme.

Melt away : Uçup gitmek. Yok olmak. Eritmek. Eriyip kaybolmak. Yok etmek.

Get lost : Yolunu kaybetmek. Kaybol. Hadi yoluna. Kaybolmak.

Deceives : Çarpmak. Göz boyamak. Kazık atmak. Kafeslemek. Oyun etmek. Dolandırmak. Yitirmek. Yalan söylemek. Kalleşlik etmek. İhanet etmek.

Went down the drain : Ziyan oldu. Buhar olup uçtu. Gelmemek üzere gitti. Boşa gitti. Heba oldu.

Was lost without a trace : Tek iz bırakmadan kayıplara karıştı. Buharlaşıp kayboldu. İpucu bırakmadan kayboldu. Yer yarıldı yerin dibine girdi.

Deceive : Yitirmek. Yutturmak. Oyun etmek. Kandırmak. Keklemek. Çarpmak. Kafeslemek. Kalleşlik etmek. Yalan söylemek.

Chuck away : Boşa harcamak. Savurmak. Tepmek. Fırlatmak. Atmak. İsraf etmek.

Lost : Zayi. Gaip. Kaybedilmiş. Şaşırmış. Boşa gitmiş. Geçmiş. Kayıp. Kaybolmuş. Değerlendirilmemiş.

Got lost synonyms : be beaten, loses, lose, forfeiting, mislay, lose out, was lost, deceived.