Grandma türkçesi Grandma nedir

Grandma ile ilgili cümleler

English: Even my grandma can send an SMS.
Turkish: Büyükannem bile SMS gönderebilir.

English: If Grandma doesn't come, the children will be disappointed.
Turkish: Büyükanne gelmezse çocuklar hayal kırıklığına uğrayacak.

English: "What's Grandma doing?" "She's sleeping on the couch."
Turkish: "Büyük anne ne yapıyor?" "O, kanepede uyuyor."

English: I'll give grandma a shirt for Christmas.
Turkish: Noel için nineme bir gömlek vereceğim.

English: I'm afraid my grandma neither has a henhouse nor a motorcycle.
Turkish: Ne yazık ki büyük annemin ne bir kümesi ne de bir motosikleti vardı.

Grandma ingilizcede ne demek, Grandma nerede nasıl kullanılır?

Grandmas : Anneanne. Cicianne. Büyükanne. Nine. Babaanne. Büyük anne.

Grandmaster : Satranç ustası. Satranç oyununda son derece yetenekli olan kimse. Satranç üstadı.

Grandmasters : Satranç ustası. Satranç oyununda son derece yetenekli olan kimse. Satranç üstadı.

Grandmaternal : Büyükannneye ait. Büyükanneye özgü. Büyükannelik ile ilgili. Büyükanneye ait veya ilgili. Büyükanne özelliği.

Grandmother : Nine. Anneanne. Babaanne. Büyükanne. Büyükanneme. Büyük anne.

Grand canonical ensemble : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Koca yasal toplak. Eş kimyasal gerilim gösteren, ancak her birindeki özdecik sayısı değişik olabilen dizgeler topluluğu.

 

Grand concert : Gemi kasaya göre daha kıvrımlı hatlara sahip ve alt kısmı daha göbekli, genellikle ince kasalı akustik gitar gövdesi ve bu tür gövdeye sahip akustik gitar. Salon kasa.

Grand chessboard : Büyük satranç tahtası.

Grandmotherly : Özenle. Büyükanne edasıyla. Büyükanne gibi.

Great grandmother : Büyük nine. Büyük büyükanne.

İngilizce Grandma Türkçe anlamı, Grandma eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grandma ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grand : Genel. Azim. Azamet. Haşmetli. Debdebeli. Bin dolar. Büyük. Baş. Ağırbaşlı. Soylu.

Grannie : Haminne.

Granny : Nene. Hezimete uğratmak veya uğramak. İhtiyar kadın.

Grander : Asil. Azamet. Bin dolar. Ana. Genel. Ulu. Ağırbaşlı. Baş. Büyüklük.

Grandmothers : Büyükanneme.

Grandparent : Büyükbaba veya büyükanne. Büyük ebeveyn. Büyükbaba. Büyükbaba ya da büyükanne.

Nan : Beyaz undan yapılan bir tür tandır ekmeği. (ingiliz argosu) büyükanne. Hindistan'a özgü mayalı düz yuvarlak ekmek.

Grandame : Yaşlı kadın.

Goody : Yapmacık iyi kimse. Yaşlı kadın. İlgi çekici şey. Sahte dindar. Şekerleme. İyilik timsali. Tatlı. Bonbon.

Grandma synonyms : maternal grandmother, grannies, grandames, grandams, grandam, progenitress, grandmother, nana, gran, grandest, grands, grandmas, nanna.

Grandma ingilizce tanımı, definition of Grandma

Grandma kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A grandmother.