Grandmother türkçesi Grandmother nedir

Grandmother ile ilgili cümleler

English: Both my grandfather and grandmother are dead.
Turkish: Hem büyükbabam hem de büyükannem öldü.

English: Ali went to visit his grandmother at the retirement home.
Turkish: Ali huzurevindeki büyükannesini ziyaret etmek için gitti.

English: Every day grandfather and grandmother gave the kitten plenty of milk, and soon the kitten grew nice and plump.
Turkish: Büyük babam ve büyük annem kedi yavrusuna her gün bir sürü süt verdi ve kısa sürede yavru güzel ve tombul oldu.

English: At 90, Tom's grandmother still leads a very active life.
Turkish: Doksan yaşında, Tom'un büyükannesi hâlâ çok aktif bir hayat sürdürüyor.

English: Ali and his grandmother went to the bookstore.
Turkish: Ali ve büyükannesi kitapçıya gitti.

Grandmother ingilizcede ne demek, Grandmother nerede nasıl kullanılır?

Great grandmother : Büyük nine. Büyük büyükanne.

Maternal grandmother : Anneanne.

Grandmotherly : Büyükanne edasıyla. Büyükanne gibi. Özenle.

Grandmothers : Babaanne. Büyük anne. Nine. Büyükanne. Büyükanneme. Anneanne.

İngilizce Grandmother Türkçe anlamı, Grandmother eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grandmother ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Grandame : Yaşlı kadın.

Grandma : Cicianne.

Grannie : Haminne.

Goody : Sahte dindar. İyilik timsali. Bonbon. Tatlı. Yaşlı kadın. Yapmacık iyi kimse. Şekerleme. İlgi çekici şey.

Grandest : Azim. Ana. Debdebeli. Muhteşem. Soylu. Bin dolar. Kuyruklu piyano. Ağırbaşlı. Büyük. Asil.

Grannies : Hezimete uğratmak veya uğramak. İhtiyar kadın. Cicianne. Nene.

Gran : Gren.

Nana : Salak. Muz.

Grandmother synonyms : maternal grandmother, progenitress, grander, grandmas, nan, grandparent, grandam, grandams, granny, grandmothers, grandames, grands, grand, nanna.

Grandmother ingilizce tanımı, definition of Grandmother

Grandmother kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The mother of one`s father or mother.