Gran türkçesi Gran nedir
Gran ile ilgili cümleler
English: A grand jury found him not guilty of any crime.
Turkish: Büyük jüri onu herhangi bir suçtan suçlu bulmadı.
English: "I want to talk to your grandfather." "That's not possible, he died a few years back."
Turkish: "Büyükbabanla konuşmak istiyorum." "Bu olanaksız, çünkü o birkaç yıl önce öldü. "
English: "Where is Grandma?" "She's sleeping on the couch."
Turkish: "Büyükanne nerede?" "Kanepede uyuyor."
English: "What's Grandma doing?" "She's sleeping on the couch."
Turkish: "Büyük anne ne yapıyor?" "O, kanepede uyuyor."
English: "Whose cows are these?" "They are my grandmother's."
Turkish: "Bunlar kimin inekleri?" "Onlar benim büyükannemin inekleri."
Gran ingilizcede ne demek, Gran nerede nasıl kullanılır?
Grana : Tahıl. Hububat.
Granadilla : Yumurta şeklindeki mor çarkıfelek meyvesi. Brezilya'ya özgü grandilla veren çarkıfelek çiçeği.
Granaries : Hububat ambarı. Zahire ambarı. Silo. Mahzen. Ambar. Tahıl ambarı.
Granary : Çok tahıl yetişen bölge. Ambar. Hububat ambarı. Tahıl ambarı. Mahzen. Zahire ambarı. Silo.
Granatite : Granatit.
Grand auditorium : Salon kasaya göre biraz daha geniş akustik gitar gövdesi ve bu tür gövdeye sahip akustik gitar. Hol kasa.
Grand average : Genel ortalama.
Grand drapery : Saçak. Çerçevenin üst kenarından aşağı sarkan sınır perdesi.
Grand : Bin dolar. Asil. Baş. Debdebeli. Ana. Önemli. Kuyruklu piyano. Genel. Azamet. Ulu.
Grand count : Genel sayı.
İngilizce Gran Türkçe anlamı, Gran eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Gran ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Grannies : Cicianne. Nene. Hezimete uğratmak veya uğramak. İhtiyar kadın.
Grandam : Yaşlı kadın.
Grandams : Yaşlı kadın.
Grandmother : Büyük anne. Büyükanneme.
Grandparent : Büyükbaba veya büyükanne. Büyük ebeveyn. Büyükbaba ya da büyükanne. Büyükbaba.
Grandest : Ulu. Kuyruklu piyano. Asil. Büyük. Ana. Muhteşem. Soylu. Haşmetli. Büyüklük. Azamet.
Grandame : Yaşlı kadın.
Grandmothers : Büyük anne. Büyükanneme.
Nan : Beyaz undan yapılan bir tür tandır ekmeği. (ingiliz argosu) büyükanne. Hindistan'a özgü mayalı düz yuvarlak ekmek.
Gran synonyms : maternal grandmother, nana, nanna, grannie, granny, grandames, grand, grands, grandmas, progenitress, grander, grandma, goody.

Bu kısımda Gran kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Gran ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Gran anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Gran ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.