Grasses türkçesi Grasses nedir

Grasses ile ilgili cümleler

English: Death must be so beautiful. To lie in the soft brown earth, with the grasses waving above one's head, and listen to silence. To have no yesterday, and no tomorrow. To forget time, to forgive life, to be at peace.
Turkish: Ölüm çok güzel olmalı. Kafanın üzerinde sallanan yeşil otları olan yumuşak kahverengi toprakta uzanmak ve sessizliği dinlemek. Dünü ve yarını olmamak. Zamanı unutmak, hayatı bağışlamak, barışık olmak.

Grasses ingilizcede ne demek, Grasses nerede nasıl kullanılır?

Ryegrasses : Karaçayır. Delice. Acımık. Karamuk. Delice otu.

Grassed : Çimen ile kaplı. Çimlendirilmiş.

Grass frog : Kuyruksuz iki yaşamlılar (anura) takımının, su kurbağasıgiller (ranidae) familyasından, 6-10 cm kadar uzunlukta, avrupa ve asya'da yaşayan bir tür. Çayır kurbağası.

Grass hay : Kullanma amacına göre değişebilen, gelişme çağında biçilerek uygun yöntemler uygulanmak suretiyle kurutulan çayır otu. Çayır kuru otu.

Grass roots : Köylü. Kaynak. Temel. Taban parti. Kök. Halk.

Grass widower : Karısı uzaktaki erkek. Boşanmış adam. Dul erkek. Boşanmış veya karısından ayrı yaşayan adam. Dul adam. Karısı geçici olarak bir yere gitmiş olan adam. Karısından ayrı erkek.

 

Grass snake : Küpeli yılan. Pullu sürüngenler (squamata) takımının, su yılanıgiller (colubridae) familyasından, 50 cm kadar uzunlukta, sıra boyunca kara lekeleri bulunan, karnının ortası boydan boya kara ve başının iki yanında açık sarı lekeleri bulunan, avrupa, kuzey afrika ve batı asya'da su kenarlarında ve bağlarda yaşayan bir tür. Zehirsiz yılan. Kertenkele yılanı. Çayır yılanı.

Johnson grass poisoning : Kanyaş otu zehirlenmesi. Kanyaş otunu tüketen hayvanlarda, bitkide bulunan durrin glikozidinin sindirim kanalındaki bakteriler tarafından parçalanması sonucunda açığa çıkan hidrojen siyanür nedeniyle beş dakika içinde solunum güçlüğü, salya akıntısı, kaslarda titreme, kordinasyonsuzluk, işkembede gaz birikimi çırpınma ve ölümle belirgin bir zehirlenme. bu zehirlenmelerde alınan glikozidin miktarına bağlı olarak ani ölümler görülebilmektedir.

Hear the grass grow : Bilmişlik etmek. Ukala olmak.

Grass widow : Kocası geçici olarak bir yere gitmiş olan kadın. Kocası uzaktaki kadın. Kocasından ayrı yaşayan kadın. Dul kadın. Şen dul. Kocasından ayrı yaşayan evli kadın. Boşanmış veya kocasından ayrı yaşayan kadın. Kocası tarafından terk edilmiş kadın.

İngilizce Grasses Türkçe anlamı, Grasses eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Grasses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dopes : Uyuşturucu vermek. Verniklemek. Bilgi. Doping yapmak. Doping. Üstesinden gelmek. Macun. Dolap. Çiriş.

Ganja : (argo terim) ganga. Haşiş. Kenevir bitkisinin kurutulmuş yapraklarından oluşan hafif uyuşturucu (öforik etki yaratmak için çiğnenen veya tüttürülen). Kenevir.

Grassy : Çimenlik. Çimen yeşilini andıran. Taban suyu derinde olan, kısa boylu bitkilerden oluşan ve hayvanların otlaması için kullanılan hayvan otlatma alanları. Yeşillikli. Çim kokulu. Çim kaplı. Çimenlerle kaplı. Çimenli.

Hashish : Ampes. Hintkenevirinden çıkarılan esrar. Haşaş. Haşhaş. Duman. Haşiş. Afyon.

Scutch grass : İstenmeyen yabani ot. Bitkilere zarar veren yabani ot.

Ganga : Kenevir. (argo terim) esrar.

Cabala : Kabala. Sır. Gizli öğreti. Gizem. İbrani felsefesi yazıları.

Bifocals : Bifokal camlı gözlük. Çift odaklı gözlük.

Enigma : Gizem. Muamma. Merak konusu. Georgia eyaletinde yerleşim yeri. Bilmece. Anlaşılmaz kimse. Anlaşılmaz şey.

Shades : Andıran kimse. Güneş gözlüğü. Gölgeler. Stor. Hatırlatan kimse. Hava. Hayalet. İz.

Grasses synonyms : crab grass, toetoe, brome, bahama grass, holcus lanatus, wheat grass, arrhenatherum elatius, finger grass, saccharum bengalense, meadow fescue, broom grass, paspalum notatum, feathertop, festuca ovina, buchloe dactyloides, plumed tussock, munj, paspalum, birdseed grass, gramma, cord grass, nimblewill, sandbur, fountain grass, dallisgrass, blue stem, zoysia, cynodon plectostachyum, cenchrus tribuloides, french rye, cortaderia selloana, phalaris arundinacea, cynodon dactylon.

Grasses zıt anlamlı kelimeler, Grasses kelime anlamı

Clergy : Rahip. Rahipler sınıfı. Rahip sınıfı. Papazlar. Rahipler. Ruhban. Ruhban sınıfı.

Fold : Çırpmak. Çökmek. Kavuşturmak. Coğrafya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Devşirmek. Kapanmak. Kıvrım. Kıvırmak. Kat. Yavaş yavaş katmak.