Greaten türkçesi Greaten nedir

Greaten ingilizcede ne demek, Greaten nerede nasıl kullanılır?

Greatened : Büyütmek. Büyümek.

Greatening : Büyütmek. Büyümek.

Greatens : Büyümek. Büyütmek.

Greater : Daha büyük. Büyük. Daha önemli olan. Boyut veya alan olarak daha geniş.

Greater albania : Büyük arnavutluk.

Greater bulgarian kingdom : Büyük bulgar krallığı.

Greater horse shoe bat : Memeliler (mammalia) sınıfının, yarasalar (chiroptera) takımının, nal burunlu yarasagiller (rhinolopidae) familyasından, avrupa, asya ve afrika'da yaşayan, burun çevresindeki semerinin yapısı ile diğer türlerden ayırt edilen, kahverengiye çalan sarımsı gri renkli olan ve böceklerle beslenen, bu cinsin vücut bakımından en büyük türü. Büyük nal burunlu yarasa.

Greater circulation : Büyük dolaşım. Kuşlarda ve memelilerde, sol kulakçıktan, sol karıncığa geçen kanın oradan ana atardamar (aort) ile diğer atardamarlara taşınarak bütün organ ve dokulara kadar gidip kılcal damarlar aracılığıyla toplardamarlara geçerek sağ kulakçığa gelmesiyle meydana gelen kan dolaşımı.

Greater omentum : Omentum majus.

Greater celandine : Kırlangıçotu. Kırlangıç otu.

İngilizce Greaten Türkçe anlamı, Greaten eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Greaten ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Aggrandizes : Artırmak. Yüceltmek. Çoğaltmak. Abartmak.

Beget : Peyda etmek. Yaratmak. Babası olmak. Sebep olmak. Baba olmak. Yol açmak. Peydahlamak. Vücuda getirmek. Neden olmak.

Fire : İşten atılma. Yanmak. Dağlamak. İşten kovmak. Yangın. Isıtmak. Kovmak. Odun, kömür, yağ gibi ördeklerin yanması ile ısı ve ışığın birlikte belirmesi. Tezkeresini eline vermek. Soru yağmuruna tutmak.

Short : Kısa devre. Kontak. Kısa hece. Az. Kısa okunuşlu ünlü. Kısa metrajlı film. Alçak. Kasa açığı. Kısa.

Organise : Yönetmek. İşçi sendikası kurmak (ayrıca organize). Birlik oluşturmak. Organize etmek. Sistemleştirmek. Teşkil etmek. Orkestraya uyarlamak. Örgütleşmek. Tertiplemek. Dikmek.

Tack : Ufak çivi. Besin. İri başlı küçük çivi. Yiyecek. Eklemek. Çivilemek. Çivi ya da raptiye ile tutturmak. Geçici olarak tutturma. Teyellemek. Çakmak.

Accreted : Katılımlarla büyümek. Birleşmek. Artmak. Yapışmak. Eklemek.

Wreak : Hırs salmak. Öfke salmak.

Aggrandize : Artırmak. Abartmak. Yüceltmek. Çoğaltmak.

Blossom : Gelişmek. Çiçek vermek. Bahar açmak. Açılmak. Ağaç çiçeği. Alg çiçeklenmesi. Çiçek açmak. Serpilmek. Çiçek.

Greaten synonyms : create by mental act, film make, puncture, create verbally, construct, arouse, grind, substantiate, get, bring up, produce, institute, conjure, incorporate, stir, piece, generate, augments, enkindle, create from raw stuff, play, choreograph, aggrandizing, accruing, mother, short circuit, accrue, write, lay down, beat, yield, accretes, actualise.

Greaten zıt anlamlı kelimeler, Greaten kelime anlamı

 

Lesser : Kiralayan. Daha küçük. Daha az. İkinci derecedeki. Daha az önemli. Küçük olanı.

Disassemble : Demonte etmek. Parçalara ayırmak. Parçaları birbirinden ayırmak. Parçalarına ayırmak. Ayırmak. Kaldırmak. Sökmek. Paraçalara ayırmak.

Greaten ingilizce tanımı, definition of Greaten

Greaten kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To expand. To become large. To dilate. To make great. To aggrandize. To cause to increase in size.