Greatened türkçesi Greatened nedir

Greatened ingilizcede ne demek, Greatened nerede nasıl kullanılır?

Greaten : Büyütmek. Büyümek.

Greatening : Büyütmek. Büyümek.

Greatens : Büyütmek. Büyümek.

Greater : Daha önemli olan. Daha büyük. Boyut veya alan olarak daha geniş. Büyük.

Greater albania : Büyük arnavutluk.

Greater bulgarian kingdom : Büyük bulgar krallığı.

Greater celandine : Kırlangıç otu. Kırlangıçotu.

Greater omentum : Omentum majus.

Greater serbia : Büyük sırbistan.

Greater middle east project : Büyük orta doğu projesi.

İngilizce Greatened Türkçe anlamı, Greatened eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Greatened ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aggrandizing : Abartmak. Yüceltmek. Artırmak. Çoğaltmak.

Dilate : Dilate. Daralmış bir deliğin, kanalın veya boşluğun genişlemesi. Genişletmek. Şişirmek. Açıklamak. İrileşmek. Açılmak. Genleşmek.

Accruing : Çoğalmak. Meydana gelme. Payına düşmek. Gerçekleşme. Tahakkuk etmek. Artmak.

Accrue : Tahakkuk etmek. Ziyadeleşmek. Artmak. Çoğalmak. Gelmek. Tahakkuk ettirmek. Eklenmek. Gerçekleşmek. Birikmek.

Bulk : Dolgu maddesince zengin yemler. Genellikle evrelerin sınır yüzeylerinden uzakta olan bölgelerini nitelemek için kullanılan, görece geniş oyluma dağılmış özdek kümesi. Bilgisayar, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çoğunluk. Boy. Yük. Genişlemek. Ekseriyet. Hacim.

 

Blows : Çıkmak. Dalgalanmak. Islık çalmak. Patlamak. Tomurcuk açmak. Nefes vermek. Filizlenmek. Patlatmak. Blow (üflemek).

Aggrandise : Yapmacık bir şekilde birinin itibarını pekiştirmek veya abartmak. Gücünü veya konumunu yükseltmek. Ayrıntı eklemek (ayrıca aggrandize). Uzatmak. Genişletmek. Abartmak. Yüceltmek. Çoğaltmak. Artırmak.

Build up : Övmek. Kuvvetlendirmek. Negatif kurgusunda eşlemeyi sağlamak ya da çekimlerin gerçek uzunluğunu korumak amacıyla, görüntü ya da ses kuşağının eksik bölümlerinin yerine eklenen kılavuz. çalışma ya da dağıtım eşlemlerinin bozulmuş bölümlerinin yerini almak üzere hazırlanmış parça. Kurmak. Nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektronun serbest kalması sonucu, soğrulan doz debisinin derinliğine artması. (hastalıktan sonra) kendine gelmek. Geliştirmek. Birikim.

Breed : Sebep olmak. Nesil. Soy. Tür. Irk. Bir tür içinde ortak karakterlere sahip olan ve bu karakterlerini kalıtım yoluyla yavrularına geçiren hayvan grupları. Çiftleşmek. Cins. Damızlık olarak beslemek.

Amplify : Yükseltmek (ses). Artırmak. (sesi) artırmak. Güçlendirmek. Daha ayrıntılı bir şekilde söylemek. Gücünü artırmak. Geniş olarak açıklamak. Kuvvetlendirmek (sesini). Yükseltmek.

Greatened synonyms : be a father to, accrues, aggrandizes, augment, accreted, vulnerable, bulks, aggrandize, blow up, accretes, bulked, bring up, amplifies, aggrandised, become adult, augments, amplifying, accrete, blossomed, blossom, aggrandized.

Greatened zıt anlamlı kelimeler, Greatened kelime anlamı

Invulnerable : Kurşun işlemez. Dayanıklı. Gayet sağlam. Fethedilemez. Zapt edilmez. İncitilemez. Yaralanmaz. Sağlam. Ele geçirilmez (yer). Yaralanamaz.