Greenbelt türkçesi Greenbelt nedir

Greenbelt ingilizcede ne demek, Greenbelt nerede nasıl kullanılır?

Greenback : Dolar. Yeşil kurbağa. Yeşil. Banknot. Tennessee eyaletinde yerleşim yeri. Papel. Kağıt para. A.b.d.'ne mahsus arkası yeşil banknot. Amerikan banknotu.

Greenbacks : 1862'de iç savaş sırasında abd hükümeti tarafından basılan para (arka kısmı yeşil olduğu için bu ismi almıştır). İç savaş sırasında abd'de çıkartılan ve altına dönüştürülemeyen itibari para.

Greenbottle fly : Calliphoridae ailesinde bulunan, metalik yeşil veya mavi renkli, kimileri evcil hayvanlarda miyazisin önemli nedenlerinden olan sinek cinsi, lucilia, phaenicia. Yeşil şişe sineği.

Green algae : Yeşil alg. Yeşil suyosunları. Yeşil yosun. Yeşil algler.

Green apple : Acil durum oksijen sistemi düğmesi.

Green belt cities : Yeşil kuşaklı kentler. Yeşil kuşaklarla çevrelenmiş ya da düzentasarlarında, yeşil kuşakla çevrilmeleri öngörülmüş bulunan kentler.

Green card : Amerika birleşik devletleri çalışma ve oturma izni. Yeşil kart.

Green belt : Yeşik kuşak. Yeşil kuşak. Bahçekentlerin, kentleşmenin etkisiyle yozlaşmasını, bozulmasını, taş yığınına dönüşmesini önlemek için, kentlerin düzentasarlarında öngörülen, orman ve koru gibi yeşil alanların oluşturduğu, üzerinde yanlız tarımsal etkinliklere olur verilen, yapı yapılamayan genişçe kuşak. Yeşil alan.

 

Green clause credit : Sevkiyattan önce lehtara avans ödeme yapılabilen akreditif. Yeşil kayıtlı akreditif. Malların depolandığını gösteren ve banka adına düzenlenmiş veya bankaya devredilmiş bulunan bir depo makbuzu karşılığında dışsatımcılara peşin ödeme yapılmasına veya öndelik verilmesine olanak sağlayan akreditif türü. krş. kırmızı kayıtlı akreditif.

Green eyed : Yeşil tonlarda gözleri olan. Gıpta eden. Kıskanç. Kem gözlü. Yeşil gözlü. Haset.

İngilizce Greenbelt Türkçe anlamı, Greenbelt eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Greenbelt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Park : Bahçe. Dinlenme, eğlenme ya da doğadan daha çok yararlanma amacıyla, ya olduğu gibi doğal durumunda bırakılmış ya da görsel nitelikleri değiştirilerek değerlendirilmiş, oturma, seyretme ve yürüme gibi, edilgin eğlenme ve dinlenmeye olanak sağlayan açık ve yeşil alan. Parketmek. Gezilik. Park yapmak. Bırakmak. Koruma altına alınmış arazi. Park etmek. Otopark.

Green space : Kent ve kasabalarda, insanların dinlenmesine, gezmesine, çocukların oynamasına ayrılan ve bu yerlerin bir taş yığını görünümü kazanmasına engel olmak amacıyla, kent yönetimlerince düzenlenen gezilik, ağaçlı yol gibi ortak kullanım alanı. bk. açık alan. Yeşillik.

Green : Acemi. Rengi atmış. Ham. Yeşertmek. Acemi çaylak. Yeşermek. Yeşillendirmek. Yeşil. Taze.

The park : Bahçe. Koymak. Park. Park yapmak. Otopark. Park etmek. Parketmek. Koruma altına alınmış arazi. Bırakmak.

 

Greenest : Yeşil. Yeşermek. Yeşil renk. Yelve. Acemi çaylak. Acemi. Yeşertmek. Rengi atmış. Yeşile boyamak.

Belt : Kemerle dövmek. Kuşak. Kuşakla bağlamak. Kemer bağlamak. İklim kuşağı. Sarmak. Yumruk indirmek. Kemer takmak. Kemer. Kemerle bağlamak.

Greened : Yeşil. Yelve. Yeşil renk. Yeşile boyamak. Yeşermek. Acemi çaylak. Yeşillendirmek. Yeşertmek.

Green belt : Yeşik kuşak. Bahçekentlerin, kentleşmenin etkisiyle yozlaşmasını, bozulmasını, taş yığınına dönüşmesini önlemek için, kentlerin düzentasarlarında öngörülen, orman ve koru gibi yeşil alanların oluşturduğu, üzerinde yanlız tarımsal etkinliklere olur verilen, yapı yapılamayan genişçe kuşak.

Greenbelt synonyms : greenway.