Grenadine türkçesi Grenadine nedir
- Nar şurubu.
- İpekli incecik kumaş.
- Grenadin.
- Tül.
- Çok ince ipek kumaş.
Grenadine ingilizcede ne demek, Grenadine nerede nasıl kullanılır?
Grenadines : Nar şurubu. İpekli incecik kumaş.
Saint vincent and the grenadines : Aziz vincent ve grenadines. Karayip adalarında bir dizi adadan oluşan devlet. Saint vincent ve grenadine adaları. Saint vincent ve grenadinler.
Grenadier : Fare kuyruklu balık. El bombası atan. El bombası atan asker.
Grenadiers : El bombası atan asker. Uzun kuyruklu balıkgiller. Balıklar (pisces) sınıfının, kemikli balıklar (teleostei) takımının, dikensizler (anacanthini) alt takımından, vücutları kısa, kuyrukları uzun ve uca doğru sivri, kuyruk yüzgeci bulunmayan, derin ve kayalık denizlerde yaşayan türleri olan bir familya. Fare kuyruklu balık. El bombası atan.
Grenada : Kaliforniya'da kasaba (abd). Mississippi eyaletinde şehir. Mississippi'de şehir (abd). Batı hint adaları'nda bulunan ada ülkesi. Greneda.
Threw a hand grenade : El bombası fırlatmış. Küçük bir patlayıcı madde atan.
Grenades : Yangın söndürücü madde dolu cam tüp. El bombası.
Grenander conditions : Grenander koşulları.
Throw a hand grenade : Küçük bir patlayıcı madde atan. El bombası fırlatmış.
Gas grenade : Tüfek gaz bombası. Zehirli gaz salan el bombası. El gaz bombası.
İngilizce Grenadine Türkçe anlamı, Grenadine eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Grenadine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Nettlers : Kar etmek. Kızdıran kimse. Şebeke. Ağ yapmak. Sokan hayvan. File. Tuzak. Öfkelendiren şey veya kimse. Ağ.
Net : Süzek. Tiyatro dekorunda kullanılan ince, gözenekli pamuk ya da ipek dokuma. Tenis, bilgisayar, masa tenisi, sinema, televizyon, ekonomi, tiyatro, voleybol alanlarında kullanılır. Katıksız. Ağ. Amaca uygun işlemlerle arıtılmış ya da çıkarılması gerekli öğelerden ayıklanmış olan. Katkısız ağırlık. katkısız ödeme. ele geçen. Katkısız. Arıtımlı.
Gauze : Tülbent. Tül perde. Gazlı bez. Tiyatro dekorunda. kalın, gözenekli, pamuklu dokuma. Belli bir dramatik hava ve etki sağlamada kullanılan tül perde. Şilebezi. Şile bezi. Kalın tül. Gaz bezi. Şeffaf.
Sirup : Sirop. Koyu şerbet. Melas. Şurup (ilaç olarak). Pekmez kıvamındaki tatlı sıvı. Şerbet. Şekerli dolgu sıvısı. Aşırı duygusal üslup. Şurup.
Nettler : Ağ. Öfkelendiren şey veya kimse. Kar etmek. Sokan hayvan. Ağ ile yakalamak. File. Kazanmak. Kızdıran kimse. Sinirlendiren şey. Tuzağa düşürmek.
Gauzes : Şeffaf. Gazlı bez. Şilebezi. Pus. Sargı bezi. Şile bezi. Gaz bezi. Bürümcük. Tülbent.
Veil : Gizlemek. Gökyüzü resimlerinde plakların hafifçe kararması. Peçelenme. Maskelemek. Perdelemek. Örterek saklamak. Peçe. Örtü.
Tulles : İpek bürümcük.
Theatrical net : Tiyatro dekorunda kullanılan ince, gözenekli pamuk ya da ipek dokuma.
Grenadine synonyms : grenadines, netts, press point, syrup, nett, tulle.
Grenadine ingilizce tanımı, definition of Grenadine
Grenadine kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A thin gauzelike fabric of silk or wool, for women`s wear.

Bu kısımda Grenadine kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Grenadine ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Grenadine anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Grenadine ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.