Theatrical net türkçesi Theatrical net nedir

  • Tül.
  • Tiyatro dekorunda kullanılan ince, gözenekli pamuk ya da ipek dokuma.

Theatrical net ingilizcede ne demek, Theatrical net nerede nasıl kullanılır?

Theatrical : Temsili. Tiyatral. Abartmalı. Doğal olmayan. Tiyatro özelliği bulunan ya da tiyatroya uygun özellikleri olan. Sahte. Tiyatroya ait. Dramatik. Abartılı.

Net : Tül. Tenis, bilgisayar, masa tenisi, sinema, televizyon, ekonomi, tiyatro, voleybol alanlarında kullanılır. Tiyatro dekorunda kullanılan ince, gözenekli pamuk ya da ipek dokuma. . Katkısız ağırlık. katkısız ödeme. ele geçen. Süzek. Katkısız. Arıtımlı. Oyun alanını ortadan ikiye bölen ve ortasında yerden yüksekliği 91 cm. olan ipten kafes örgü. Amaca uygun işlemlerle arıtılmış ya da çıkarılması gerekli öğelerden ayıklanmış olan.

Theatrical company : Tiyatro grubu. Tiyatrolarda sahne alan grup.

Theatrical costume : Oyuncuların rol gereği giydikleri giysi. Giysi.

Theatrical dance : Tiyatroluk dans. Sahne üzerinde tiyatro anlatımını getiren ve tiyatro öğelerini kapsayan dans türü.

Theatrical education : Tiyatroyu, kaynağı, tarihsel gelişmesi, kuralları, gereçleri, tekniği ve çeşitli yönleriyle aydınlatmayı erek edinmiş eğitim yöntemi. Tiyatroyu her yönüyle, kuramsal ve uygulama alanlarıyla öğretmeyi, aydınlatmayı ve denemeyi amaç edinen eğitim yöntemi. Tiyatro eğitimi.

 

İngilizce Theatrical net Türkçe anlamı, Theatrical net eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Theatrical net ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nettlers : Ağ. Kar etmek. Ağ yapmak. File. Sokan hayvan. Kazanmak. Tuzağa düşürmek. Şebeke. Sinirlendiren şey.

Gauze : Sargı bezi. Şile bezi. Tül perde. Şilebezi. Tiyatro dekorunda. kalın, gözenekli, pamuklu dokuma. Belli bir dramatik hava ve etki sağlamada kullanılan tül perde. Bürümcük. Kalın tül. Pus. Şeffaf.

Tulles : İpek bürümcük.

Nett : Tuzağa düşürmek. Ağ yapmak. File. Kar etmek. Ağ ile yakalamak. Tuzak. Kazanmak. Ağ. Şebeke.

Veil : Saklamak. Peçe ile örtmek. Yıldız resimlerinin alındığı plakların yüzeyinde görülen hafif karartı; gökyüzünün hafifçe aydınlık olmasından ileri gelir. Peçe. Maskelemek. Peçe takmak. Örtü. Örterek saklamak.

Netts : Ağ yapmak. Şebeke. Kar etmek. File. Tuzak. Ağ ile yakalamak. Kazanmak. Tuzağa düşürmek. Ağ.

Nettler : Ağ yapmak. Şebeke. Tuzağa düşürmek. Kar etmek. File. Sokan hayvan. Sinirlendiren şey. Ağ ile yakalamak. Kazanmak.

Gauzes : Şilebezi. Gazlı bez. Gaz bezi. Şile bezi. Sargı bezi. Tülbent. Pus. Bürümcük. Şeffaf.

Tulle : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İpek bürümcük. Süzek. Işığın önüne konan ince kumaş ya da tülden yarı saydam yayındırıcı.

Theatrical net synonyms : press point, grenadine, net.