Tulles türkçesi Tulles nedir

  • Tül.
  • İpek bürümcük.

Tulles ingilizcede ne demek, Tulles nerede nasıl kullanılır?

Tulle : Süzek. Tiyatro dekorunda kullanılan ince, gözenekli pamuk ya da ipek dokuma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tül. Işığın önüne konan ince kumaş ya da tülden yarı saydam yayındırıcı. İpek bürümcük.

Tull : Baştan çıkarmak. Ayartmak. Aklını çelmek.

Marcus tullius cicero : Romalı devlet adamı ve yazar. Çiçero (mö. 106-43).

Metulla : İsrail'in kuzey sınırında bulunan bir kasaba.

Stull : Ahşap direk. Maden direği.

Tulipa : Dar uzun yaprakları ve fincan şeklindeki çiçekleri ile karakterize avrasya soğanlı bitkiler cinsi. Lale.

Tulipomania : (hollanda'da ortaya çıkmış) lale çılgınlığı dönemi.

Tularemic : (pataloji) tularemia (böcekler vasıtasıyla veya enfeksiyon kapmış hayvanlara dokunulması yoluyla insanlara da bulaşabilen hayvanlarda görülen bakteriyel hastalık) ile alakalı. Bakteriyel tularemia hastalığı ile alakalı. Tularemik.

Tularemia : Böcekler vasıtasıyla veya enfeksiyon kapmış hayvanlara dokunulması yoluyla insanlara da bulaşabilen hayvanlarda görülen bakteriyel hastalık (semptomları ateşi içerir). Tülaremi. Tavşan ateşi. Tularemi. Geyik sineği ateşi. Kemirgenlerde görülen, oldukça bulaşıcı, francisella tularensis’in neden olduğu, doğrudan veya kenelerle yayılan, şiddetli seyirli, ateşli hastalık. mikroorganizma doğada çok yaygın olarak bulunur, birçok evcil hayvanı, insanı ve yabani kemiriciyi enfekte eder, tavşan humması.

 

Tulip tree : Lale ağacı. Amerikan laleağacı. aç lalesi. Laleağacı.

İngilizce Tulles Türkçe anlamı, Tulles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tulles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Netts : Kazanmak. Şebeke. File. Tuzak. Ağ ile yakalamak. Ağ. Kar etmek. Ağ yapmak. Tuzağa düşürmek.

Dumdum bullet : Dumdum kurşunu. Domdom mermisi.

Press point : Tiyatro dekorunda kullanılan ince, gözenekli pamuk ya da ipek dokuma.

Slug : Sahte jeton. Kesme kurşun. Yama. Sert yumruk. Bir yudum içki. Sert vuruş. Mıymıntı. İşlenmemiş metal parçası. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çok sert vurmak.

Nettlers : Kar etmek. Kızdıran kimse. File. Kazanmak. Ağ ile yakalamak. Sinirlendiren şey. Sokan hayvan. Şebeke. Öfkelendiren şey veya kimse. Tuzağa düşürmek.

Dour : Soğuk. İnatçı. Aksi. Haşin. Asık yüzlü. Ters. Asık suratlı. Sert. Suratsız.

Cartridge : Hartuç. Pikap. Kutucuk. Film kutusu (fotoğrafçılık terim). Zarf. Kutu. Fişek. Kartuş. Pikap kafası.

Glum : Somurtkan. Hüzünlü. Asık suratlı. Morali bozuk. Üzgün. Abus. Kasvet veren. Suratsız.

Moody : Kıl. Değişken. Kaprisli. Huysuz. Ters. Dakikası dakikasına uymaz. Dengesiz. Birdenbire canı sıkılabilen. Aksi. Karamsar.

Ill natured : Kaba. Zalim. Serkeş. Aksi. Huysuz. Sert. Kötü huylu. Ters.

Tulles synonyms : rubber bullet, full metal jacket, rifle ball, saturnine, dark, nett, theatrical net, gauzes, glowering, morose, dumdum, veil, projectile, tulle, nettler, sour, net, grenadine, missile, gauze.

Tulles zıt anlamlı kelimeler, Tulles kelime anlamı

Good natured : Yumuşak. Hoşgörülü. İyi huylu. Yardımsever. Babacan.

Interested : Meraklı. Çıkar gözeten. İlgili.