Moody türkçesi Moody nedir

Moody ile ilgili cümleler

English: Ali is moody, isn't he?
Turkish: Ali karamsar, değil mi?

English: Ali is moody.
Turkish: Ali karamsar.

English: John has been moody since this morning.
Turkish: John bu sabahtan beri dengesiz.

English: Ali is very moody.
Turkish: Ali çok karamsar.

English: Ali is quite moody.
Turkish: Ali oldukça karamsar.

Moody ingilizcede ne demek, Moody nerede nasıl kullanılır?

Mood lighting : Sahne ışıklaması dışında, dekorda anlamı kapsayacak duyusal bir hava yaratmada kullanılan düşük güçte ışıkların tümü. örnek : sokak feneri, masa lambası, şömine alevi, vb. Atmosfer ışıkları.

Mood tights : Sahne ışıklaması dışında, dekorda anlamı kapsayacak duyusal bir hava yaratmada kullanılan düşük güçte ışıkların tümü. örnek : sokak feneri, masa lambası, şömine alevi, vb. Atmosfer ışıkları.

Be in the mood for : Canı bir şeyi yapmak istemek.

Be in the mood to : Canı bir şeyi yapmak istemek. Canı istemek. Hazır olmak. Havasında olmak.

In the mood for : -e hazır. Hazır. Havasında.

Be in a good mood : Keyfi yerinde olmak. Gününde olmak.

Conjunctive mood : Şart kipi.

 

Imperative mood : Emir kipi. Buyurma kip. Bir fiilin emir biçimi (gramer).

Festive mood : Aklın keyifli olma durumu. Mutlu ruh hali. Kutlamaya hazır.

Bad mood : Kötü ruh hali. Zayıf ruh hali. Kötü durumu.

İngilizce Moody Türkçe anlamı, Moody eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Moody ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Killjoy : Sıkıntı veren. Oyunbozan. Uyuz. Neşe kaçıran kimse. Eğlence bozan kimse. Tatsız kimse. Mızıkçı. Gıcık. Keyif kaçıran.

Dismays : Perişan etmek. Can sıkmak. Korkutmak. Umutsuzluğa düşürmek. Yıldırmak. Keder. Dehşet. Korku. Dehşete düşürmek.

Cantankerous : İnatçı. Dirliksiz. Geçimsiz. Hırçın.

Jaundiced : Kıskanç. Sarılıklı. Hoşnutsuz. Güvenilmez. Kötü niyetli. Düşmanca. Önyargılı. Kıskançlık dolu. Kuşkulu.

Despondence : Ümitsizlik. Depresyon. Umutsuzluk. Melankoli.

Choppy : Değişen. Yön değiştiren (rüzgar). Dalgalı. (rüzgar) değişken. Tutarsız. (deniz) çırpıntılı. Durmadan yön değiştiren. Çırpıntılı. İstikrarsız.

Blues : Blues. Hapishane kıyafetleri. Hüzünlü müzik. Efkar. Caz. Mavi. Maviler. Hüzün. Amerikan zencilerinin hüzünlü aşk şarkısı.

Fey : Kafası karışık. Kaçık. Sevimli. Gaipten haber veren. Üşütük. İnce. Ölümün eşiğinde olan. Çatlak. Narin.

Anti : Muhalif. Zıt. Karşı, zıt. Aykırı. Karşı olan kimse. Karşı. Anti.

Amiss : Fena. Yanlış. Hatalı olarak. Kusurlu. Kötü. Hatalı. Bozuk. Eksik.

Moody synonyms : helen wills moody, helen wills, helen newington wills, adverse, morose, heavyhearted, vagarious, despondency, crabbiest, ambivalent, irksome, brain sick, back, bummed, depressed, hairier, erratics, clunky, freakish, juncture, inequable, deranged, changeful, glum, crabby, as cool as cucumber, heartsickness, atrabilious, crabbier, bloody minded, heer, antis, awkward.

 

Moody zıt anlamlı kelimeler, Moody kelime anlamı

Good natured : Hoşgörülü. Yumuşak. Yardımsever. İyi huylu. Babacan.

Unemotional : Hissiz. Heyecansız. Heyecanlanmayan. Duygusuz.

Moody ingilizce tanımı, definition of Moody

Moody kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Subject to varying moods, especially to states of mind which are unamiable or depressed.