Blues türkçesi Blues nedir

  • Mavi.
  • Hapishane kıyafetleri.
  • Keder.
  • Caz.
  • Blues.
  • Maviler.
  • Efkar.
  • Hüzünlü müzik.
  • Hüzün.
  • Amerikan zencilerinin hüzünlü aşk şarkısı.
  • Bunalım.

Blues ile ilgili cümleler

English: Ali is a high school history teacher and a part-time harmonica player in a blues band.
Turkish: Ali bir lise tarih öğretmeni ve bir blues grubunda bir yarı zamanlı armonika çalar.

English: Ali has been teaching me how to play the blues.
Turkish: Ali bana nasıl blues çalacağımı öğretiyor.

English: I enjoy playing the blues.
Turkish: Blues çalmaktan hoşlanırım.

English: I have the blues today.
Turkish: Bugün sıkıntıdan patlıyorum.

English: Ali taught me how to play the blues on the piano.
Turkish: Ali bana piyanoda blues çalmayı öğretti.

Blues ingilizcede ne demek, Blues nerede nasıl kullanılır?

Baby blues : Mavi gözler. Annelik hüznü. (gayriresmi) mavi gözlü. Hüzünlü bakan. Doğum yaptıktan sonra bazı kadınların yaşadığı lohusalık dönemi depresyonu.

Dark blues : Mavi. Lacivert. Koyu mavi. Gömgök. K mavi.

Get the blues : Morali bozulmak.

Have the blues : Hüzünlü olmak. Efkar basmak. Kederli olmak.

In the blues : Hüzünlü. Melankolik. Üzüntülü. Efkarlı.

Blue and black : Mavi ve siyah.

Bluesman : Blues müzikle uğraşan kimse. Blues müzik söyleyen kimse. Blues müzik çalan kimse. Blues müzisyeni.

 

Bluesy : Blues müziği özelliği taşıyan. (müzik) blues müziği gibi. Blues müziği şeklinde bestelenen veya çalışan. Blues müziği gibi. Blues müziği özelliklerini taşıyan.

Bluestone : Mavi renkli. Göztaşı.

Bluest of the blue chips : Mavi boncuklular arasında öne çıkan eniyiler. Mavilerin mavisi.

İngilizce Blues Türkçe anlamı, Blues eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blues ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ideas : Amaç. Düşünce. Fikirler. Kanı. Niyet. Plan. Görüş. Fikir.

Anguishing : Yeis. Izdırap. Şiddetli acı. Elem. Manevi ıstırap. Istırap. İçdaralması. Eza. Acı.

Despondence : Umutsuzluk. Melankoli. Depresyon. Ümitsizlik.

Crisis : Bunluk. Düğüm. Olayların alışılmış ya da beklenen sırasında görülen herhangi bir bozulma. alışkanlık ya da ölçülerin değişen koşullara uygun düşmemesi sonucu bireyin, toplumsal kümenin ya da toplumun, yeni koşullara uygun alışkanlıklar, ölçüler oluşturması zorunluluğunun ortaya çıkması. Sermaye ve gelir kayıplarına yol açan ve iktisadi bütünlüğün her düzeyinde etkisi olan politik, ideolojik ve iktisadi tüm değerleri bozan bir rahatsızlık. iktisadi çevrimdeki genişleme ve sürekli bir ilerleme döneminden sonra uzun ya da kısa daralma evresine geçerek yön değiştirme. Bir oyunda gerilimin ve ilginin arttığı, işlerin karıştığı, çapraştığı yer. düğüm öğesi çatışmalardan, çevrilen dolaplardan, birtakım gizlerden elde edildiği gibi, kişilerin karakter özellikleriyle de yaratılabilir. İktisat, sosyoloji, veterinerlik, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Hastalığın dönüm noktası, hastanın iyileşeceği veya öleceğinin belli olduğu an. aniden gelişen şiddetli belirtilerle ayırt edilen nöbet, hastalık nöbeti. Dönüm noktası. Nöbet.

 

Dismay : Dehşete düşürmek. Yeis. Yıldırmak. Umutsuzluğa düşürmek. Korkutmak. Ümitsizlik. Perişan etmek. Can sıkmak. Korku.

Doled : İşsizlik yardımı. Yardım. Kısım. Yoksulluk yardımı. İşsizlik parası. Pay. (yoksullara para veya yiyecek) dağıtmak. İşşizlik maaşı almak.

Jives : Gevezelik. Yutturmaca. Caz çalmak. Jıve müziği. Jıve dansı yapmak.

Despond : Moral bozukluğu. Umutsuzluğa düşmek. Umutsuzluk. Cesaretini kaybetmek. Ümidini kesmek. Umut kesmek. Morali bozulmak.

Dreariness : Melankoli. Kasvet. Belirsizlik.

Doles : Yoksulluk yardımı. İşsizlik parası. Yardım.

Blues synonyms : blue note, black music, folk ballad, african american music, the blues, anguish, folk song, depressions, boogie, cool color, afflictions, desponded, melancholies, bluer, jazz, vapours, blue devils, megrims, dejection, ruefulness, melancholy, crises, anguishes, gloominess, dark blues, heartsickness, sadness, despondency, complaint, jived, thoughts, dumps, jive.

Blues zıt anlamlı kelimeler, Blues kelime anlamı

Elation : Haz. Elasyon. Sevinç. Mutluluk. Gurur. Coşku. Kıvanç.